Welcome
Login:   Pass:     Register - Forgot Password - Resend Activation

Turkish Class Forums / Turkish Poetry and Literature

Turkish Poetry and Literature

Add reply to this discussion
Moderators: libralady, sonunda
1
(281 Messages in 29 pages - View all)
<<  ... 13 14 15 16 17 18 19 20 21 [22] 23 24 25 26 27 28 29
210.       Ayla
0 posts
 19 Mar 2007 Mon 07:57 pm

PART 59

While eating my fruit salad I cast a furtive glance at Shahid. He was talking to the Japanese teacher miss Tosumoto on one side, and looking secretly at Luda on the other. Exactly at that moment I heard Korean miss Tuila call. She had a sadistic smile on her face:
- Yeees, friends... What do you say, don't you think it's mr. Fatih's turn to make a toast?" Everyone at the table began to clap hands and to shout. Luda silenced them with a sign of her hands and turned towards me smiling:
- Yes mr. Fatih! Let's see, what will you say for us? We are all very curious." I didn't have a chance to escape this. I took my glass and stood up. I turned towards the stage. My eyes met the eyes of Timur from the musicians. A clever boy. He seized the situation immediately and with a sign warned his friends. They took a brake with the music. At that time the German teacher Maria and the Japanese teacher Tosumoto, who were dancing, noticed that I was going to speak and came near us quickly. I felt that looks from other tables turned towards us too. Before starting to talk I run an eye over the ladies' faces. All of them were paying careful attention and wanted to know what I was going to say in general and about women. My God, how serious they were!
- Friends" I said. "I have said before. I can't even imagine a world without women, a man without a woman and a life for men without women. Even the holy place named paradise, despite having all kinds of blessing, became so boring for a man (Adam), that God created a woman (Eve). So what does it mean? For me, the conclusion we have to derive from this symbolic event is this: "A place and a life without a woman, lose all meaning for men and turn to a bone-dry desert; Even paradise earns its true meaning with a woman." At this point I finished my words and raising my glass I said:
- In that case, now I'm saying "long live women" and raising my glass to your honor.
Together with finishing my words, applauds burst in the room. Together with our people, the customers sitting in the near tables too stood up clapping their hands and shouting and raising their glasses drank their drinks in one breath. As soon as we sat back the music had started again. The attention we got from the people at the nearby tables because of my speech, seemed to cause our lady teachers feel arrogantly proud and increased their joy even more. For a moment it looked as if everyone was looking at me with admiration. Ahh, these women! They were the same everywhere: Sometimes they were very cunning, and sometimes became as naive as children.

211.       metehan2001
501 posts
 21 Mar 2007 Wed 12:50 am

PART 60,
Gece yarısına doğru, kafedenin pistinde, neredeyse, adım atacak yer kalmamıştı. Yaşlı-genç, kadın-erkek, herkes neşeyle dans ediyordu. Bir türlü kurtulamadığım Türkiye’deki vatandaşlarımla Kırgızistanlıları karşılaştırma alışkanlığım yine depreşti: Bu insanlar, gerçekten eğlenceden zevk almayı biliyorlardı. İçinde bulundukları şu anın ve ortamın tadını çıkardıkları her hallerinden belliydi. Halbuki Türkiye’de, böyle bir ortamda bile, insanlar, kendilerini tam manasıyla serbest hissedemezler; ya sürekli başkalarının kendilerini izledikleri vehmiyle ya da onlar başkalarını izledikleri için rahatça eğlenemezlerdi. Neredeyse, masadaki bütün bayan hocalar, beni ve Şahid’i kollarımızdan tutarak piste sürüklemişler ve zorla dans etmemizi sağlamışlardı. Hatta Luda, romantik parçaların çalındığı anlarda, birkaç defa beni ve Maral Hanımı yerlerimizden kaldırmış ve adeta itekleyerek dans pistine götürmüştü. Eminim, bu fettan kız, günler öncesinden bizim için bir plan yapmıştı. Şüphesiz benim direncim, sonunda onun planını bozacaktı, ama hiç değilse bu gecenin sonuna kadar ne onun ne de diğer arkadaşların keyfini kaçırmamaya kararlıydım.

Aslında ben, bu tür durumlara çoktan beri alışmıştım; ama Şahid’in vaziyeti, gerçekten çok fenaydı: Zavallı dostum, her defasında dans tekliflerine itiraz etmeye çalışıyor, yorulduğunu artık dans edemeyeceğini söylüyor, fakat yarı sarhoş hale gelmiş bayanlardan hiçbirine sözünü dinletemiyordu. Aslında onun bu mahcup ve çekingen tavrı, hanımların daha çok hoşuna gidiyor ve onun üzerine daha fazla gitmelerine sebep oluyordu.
Şahid’e tatlı bir sürpriz yapmanın tam vaktiydi: Kimseye fark ettirmeden yerimden kalktım ve müzisyenlerin yanına gittim. Timur, orgunu çalmaya devam ederken kulağıma eğildi ve:
-Buyurun, bayke.. Bir emriniz mi var?” dedi. Ben, önceden yazıp yanımda getirdiğim kağıdı, arasına sıkıştırdığım bir miktar parayla, kendisine uzattım. Timur, kağıdı aldı, ancak gücenmiş bir yüz ifadesiyle parayı geri uzattı:
-Vallahi olmaz, bayke! Sizden para alamam.” İtirazıma fırsat vermeden de devam etti:
-Eğer paranızı geri almazsanız, istediğiniz şarkıyı çalmam!” Çaresiz söylediğini yaptım ve teşekkür ederek masaya döndüm.

212.       mheart72
73 posts
 21 Mar 2007 Wed 01:32 am

quasi you made me laugh. But mind you everytime i go to this site this is my "must read" story.

213.       Ayla
0 posts
 21 Mar 2007 Wed 12:35 pm

PART 60

Towards midnight, there was almost no place to step on the café's dance floor. Old- young, women- men, everybody was dancing with joy. My habit I couldn't get rid off, to compare my Turkish citizens to the Kyrgyz ones re-appeared: These people really knew how to enjoy a party. It was obvious from their every behavior, that they were making the most of this moment and this atmosphere. Whereas in Turkey, even in this kind of an environment, people couldn't feel themselves completely free; either because of the fear that others are watching them, or because they watch others, thay couldn't enjoy themselves comfortably. Nearly all the lady teachers at the table, holding me and Shahid by the arms, dragged us to the dance floor and forced us to dance. Even Luda, when romantic pieces were played, raised me and mrs. Maral from our seats a few times and almost by pushing us took us to the dance floor. I'm sure that this mischievous girl, had made plans for us days ahead. Without a doubt, my resistance was going to spoil her plans at the end, but at least till the end of this night I was determined not to spoil her and other friends' fun.

(to be continued)

214.       Ayla
0 posts
 21 Mar 2007 Wed 01:43 pm

PART 60 (continued)

Actually I got used to this kind of situations a long time ago; but Shahid's situation was really very bad: My poor friend, was trying to object dance proposals each time, saying that he got tired and that he couldn't dance any more, but none of the half drunk ladies was listening to him. Actually, his bashful and shy manner was even more likeable to the women and caused them to insist on him even more.
It was just the time to give a sweet surprise to Shahid: Without letting anyone notice, I got up from my place and went near the musicians. Timur bended towards my ear while continuing to play his organ and said:
- How can I help you big brother... Do you have a request?" I held out a piece of paper I had written before and brought with me, with some amount of money I squeezed inside to him. Timur took the paper, but held the money back with an offended facial expression:
- I swear it's not possible, big brother! I can't take money from you." Without letting me object he continued:
- If you don't take your money back, I won't play the song you wanted." I did what he said without a choice and thanking him I returned to the table.

215.       metehan2001
501 posts
 22 Mar 2007 Thu 12:19 am

PART 61,

-Sevgili misafirler! Şimdi, saygıdeğer misafirlerimizden Fatih Beyin istediği bir şarkıyı söyleyeceğiz. Julio Iglesias’ın ‘Nostalgie’ adlı bu romantik şarkısını Fatih Bayke, bütün kadınlara ve özellikle arkadaşları Bayan Luda ve Şahid Beye armağan ediyor.. Bayan Luda ve Şahid Beyi piste davet ediyoruz.“ Anons biter bitmez müzik başladı. Hocalar, bu sürprize bayıldılar. Şüphesiz hepsi de ne yapmaya çalıştığımın farkındaydı. Kimisi gülerek, alkışlayarak bu jestimi beğendiğini ifade ediyor, kimileri de Şahid’i dansa kalkması için teşvik ediyordu. Şahid’e baktım. Tam bir şaşkınlık içindeydi. Yerimden kalktım ve yanına gittim. Kolundan tutup ayağa kaldırdım ve kulağına eğilerek fısıldadım:
-Dostum, işte aradığın fırsat!.. Konuşmanın tam zamanı..Haydi göreyim seni!” Sonra, arkasından hafifçe Luda’nın yanına doğru iteledim. Luda, gayet rahat bir tavırla, gülümseyerek ayağa kalktı. Şahid’in uzattığı elini tuttu ve piste doğru yürürken, başıni çevirdi ve bana ‘Size daha sonra, bu oldu bittinin hesabını soracağım, Fatih Bey!’ dedi. Arkalarından onları seyrettim. Şahid, Luda’nın yanında kurbanlık bir koyun gibi yürüyordu. Dostumu pistte yalnız bırakmamalıydım. Hocalardan birisini hemen dansa kaldırmalıydım. Gözlerim, Maral Hanımı aradı. Onın da tam bu esnada bana baktığını fark ettim. Belli ki, dansa davet etmemi bekliyordu. Kalktık ve piste yürüdük.

216.       Ayla
0 posts
 22 Mar 2007 Thu 07:54 pm

PART 61

- Dear guests! Now we are going to sing a song that our estimable guest Mr. Fatih requested. Mr. Fatih is giving this romantic song of Julio Iglesias, called "Nostalgia", as a gift to all women and especially to his friends Ms. Luda and Mr. Shahid. We are inviting Ms. Luda and Mr. Shahid to the dance floor". As soon as the announcement ended the music started. The teachers loved this surprise. Without a doubt, all of them were aware of what I was trying to do. Some of them expressed that they liked my gesture smiling and applauding, and some of them were encouraging Shahid to get up to dance. I looked at Shahid. He was completely lost (confused). I stood up and went near him. Holding his arm I lift him up and bending over I whispered to his ear:
- My friend, here is the chance you looked for!... Exactly the right time to talk. Come on, let me see you!" Then I pushed him gently towards Luda's side. Luda, with quite a relaxed expression, stood up smiling. She held Shahid's stretched out hand and while walking towards the dance floor she turned her head back and said: "Later I will call you to account for this fait accomply, Mr. Fatih". I watched them from behind. Shahid was walking next to Luda like a sheep for sacrifice. I couldn't leave my friend alone on the dance floor. I had to invite to dance one of the teachers immediately. My eyes searched Ms. Maral. I noticed that at the very moment she looked at me too. It was obvious that she was waiting for me to invite her to dance. We stood up and walked towards the dance floor.

217.       metehan2001
501 posts
 24 Mar 2007 Sat 01:28 am

PART 62,
Diğer müşterilerin de gelmesiyle, pist oldukça kalabalıklaşmıştı. Maral Hanımla dansımızı sürdürürken, ona belli etmeden Şahid’le Luda’yı da gözden kaçırmamaya çalışıyordum. Ama, Maral Hanım, hiç de saf bir kadın olmadığını göstermekte gecikmedi. İki elini de omzuma atıp biraz daha yakınlaştı. İşte o anda,, masada yan yana oturduğumuz saatler boyunca, kendisine yeterince dikkat etmediğimi fark ettim: Gerçekten çok alımlı ve sıra dışı güzelliğe sahip bir kadındı. Çekik gözleri, dişi bir parsın gözleri kadar parlak, vahşi ve korkusuz görünüyordu. Bu kendinden emin, parıldayan bakışlar karşısında bir an, sarsıldığımı hissettim. Simsiyah saçlarıyla çevrelenmiş gülümseyen yüzünü yüzüme yaklaştırdı ve imalı bir ses tonuyla:

-Fatih Bey, sizden korkulur.” dedi. Ben, biraz zaman kazanarak kendimi toplamak için kollarının arasından zarif bir hareketle sıyrıldım ve bir elini tutup kendisini omzundan geriye doğru ittim. Hızla dönerek benden uzaklaştı. Daha sonra onu aynı hızla kendime doğru çektim. Maral, her harekete hazırlıklıydı. Bu dans figürünü kıvraklıkla, kusursuz biçimde yerine getirmişti:

-Neden benden korkulması gerektiğini düşünüyorsunuz, Maral Hanım?” dedim. O, cevap vermek yerine, yeniden bana sarıldı ve başını omzuma yasladı. Nefesinin sıcaklığını yüzümde hissediyordum:

-Baksanız a, Luda’nın oyununu tersine çevirdiniz, Fatih Bey! Güya o, sizinle benim için bir plan hazırlamıştı; ama şimdi, kendisi sizin tuzağınıza düşmüş gibi görünüyor.” dedi.

218.       Ayla
0 posts
 24 Mar 2007 Sat 08:51 pm

PART 62

With the arrival of the other customers too, the dance floor became quite crowded. While I was dancing with Ms. Maral, I was trying not to miss seeing Shahid and Luda, without her noticing it. but Ms. Maral wasn't late to show that she wasn't a naive woman at all. Putting both her arms on my shoulders she came closer to me. At that moment I noticed that I haven't paid much attention to her during the hours we sat at the table side by side. She was really an attractive woman of an extraordinary beauty. Her slant eyes were as shining, wild and fearless as a female panther's eyes. In front of those self assured, shining eyes, I felt shaken for a moment. She brought her smiling face surrounded by her jetblack hair closer to my face and said with an insinuating voice tone:
- Mr. Fatih, you're scary. I, to gain some time and gather myself together, freed myself from her arms with an elegant movement and holding her arm I pushed her towards the back of her shoulder. While turning around quickly she moved away from me. Then I pulled her back towards me with the same speed. maral was ready for each movement. She performed this dance figure fluently and flawlessly. I said:
- Why do you think it's necessary to fear me, Ms. Maral?" Instead of answering she embraced me again and leaned her head on my shoulder. I could feel the warmth of her breath on my face:
- Look, you turned Luda's game upside down, Mr. Fatih. Supposedly she had prepared a plan for you and me; but now, it looks as if she has fallen into your trap by herself." she said.

219.       metehan2001
501 posts
 24 Mar 2007 Sat 10:41 pm

PART 63,
Doğru söze ne denir? Kız, tahmininde haklıydı. Fakat ben, kendisine cevap vermedim. Sadece gülümsemekle yetindim. Bu arada, Şahid’in gergin bir yüz ifadesiyle Luda’yla konuşmasını izliyordum. Nihayet, müziğin sonuna doğru, yüzündeki o gerginliğin kaybolduğunu ve yerini rahatlamış bir ifadeye bıraktığını fark ettim. Galiba Şahid, Luda’dan olumlu bir tepki almıştı.
Müziğin bitmesi üzerine müzisyenleri alkışlayarak takdirlerimizi bildirdik ve masalarımıza döndük. Ben, teşekkür anlamında Timur’a ve arkadaşlarına uzaktan el salladım. Onlar da başlarını eğerek karşılık verdiler. Buraya kadar her şey gayet iyi, düşündüğüm gibi gitmişti. Şimdi, bundan sonrasını, gecenin nasıl biteceğini düşünmeliydim. Ancak, bunun için gerekli olan biraz zaman ve fırsatı bulabileceğimden emin değildim. Çünkü, bir taraftan danstan sonra bana karşı biraz daha yakın davranmaya başlayan Maral’ın hakkımda yanlış beklentiler içine girmemesi için nazik ama mesafeli davranmaya çalışıyor, öte taraftan da diğer bayan hocaların sataşmalarına cevap yetiştiriyordum. Nerdeyse bütün grubun ilgisi, Maral Hanımla benim üzerime yönelmişti. Ben de onların bu neşeli ilgisinin devam etmesi için elimden gelen mahareti sergilemekten geri kalmıyordum. Çünkü bu durum, Şahid’e çok uygun bir fırsat yaratmıştı. Bizim sürdürdüğümüz bu şamatanın dışında kalmış olan dostumun bu fırsatı iyi değerlendirebilmesi için içimden dua ediyordum.

220.       robyn :D
2640 posts
 25 Mar 2007 Sun 12:18 pm

Quoting metehan2001:

PART 63,
Doğru söze ne denir?The truth was told what can be said? Kız, tahmininde haklıydı.The girl guessed she was right. Fakat ben, kendisine cevap vermedim.
However I, didn't reply to myself. Sadece gülümsemekle yetindim.
I just smiled contentedly. Bu arada, Şahid’in gergin bir yüz ifadesiyle Luda’yla konuşmasını izliyordum.
During this time, I watched Sahid's strained expression whilst talking with Luda.
Nihayet, müziğin sonuna doğru, yüzündeki o gerginliğin kaybolduğunu ve yerini rahatlamış bir ifadeye bıraktığını fark ettim.
At last, after the music, his strained expression disappeared and feelings of sadness being at ease and I noticed the expression stopped.
Galiba Şahid, Luda’dan olumlu bir tepki almıştı.
It seemed that Sahid adopted a more positive approach than Luda.
Müziğin bitmesi üzerine müzisyenleri alkışlayarak takdirlerimizi bildirdik ve masalarımıza döndük.
The music didn't finish and above the music applause in recognition informed the straightened out and it returned.
Ben, teşekkür anlamında Timur’a ve arkadaşlarına uzaktan el salladım.
I thank and understood Timur's understanding and your friends from a distance I held their hand. Onlar da başlarını eğerek karşılık verdiler.
They too begun to lean towards giving a response. Buraya kadar her şey gayet iyi, düşündüğüm gibi gitmişti.
Here as if everything was very well like my thoughts went.
Şimdi, bundan sonrasını, gecenin nasıl biteceğini düşünmeliydim.
Now after this, I thought how your night would end.
Ancak, bunun için gerekli olan biraz zaman ve fırsatı bulabileceğimden emin değildim.
Only, for this necessary event a little time and occasion I was confident in my knowledge.
Çünkü, bir taraftan danstan sonra bana karşı biraz daha yakın davranmaya başlayan Maral’ın hakkımda yanlış beklentiler içine girmemesi için nazik ama mesafeli davranmaya çalışıyor, öte taraftan da diğer bayan hocaların sataşmalarına cevap yetiştiriyordum.
Nerdeyse bütün grubun ilgisi, Maral Hanımla benim üzerime yönelmişti.
Because after the dancing they were facing me a little closer and started behaviour between me and Maral had a wrong expectation and worked towards entering politely but distantly, in a far other part women and (muslim)men were provoking me to reply.
Where was the whole groups interest, Miss Maral remained heading towards me.

Ben de onların bu neşeli ilgisinin devam etmesi için elimden gelen mahareti sergilemekten geri kalmıyordum.
I too could not continue their joyful relationship because my hands were starting to show I stayed back.

Çünkü bu durum, Şahid’e çok uygun bir fırsat yaratmıştı. Bizim sürdürdüğümüz bu şamatanın dışında kalmış olan dostumun bu fırsatı iyi değerlendirebilmesi için içimden dua ediyordum.
Because this was the circumstance, Sahid created a very appropriate opportunity. Our continuation of this commotion stayed except my friend I prayed that this opportunity would be good.



just my attempts..please correct mistakes..there are probably lots

(281 Messages in 29 pages - View all)
<<  ... 13 14 15 16 17 18 19 20 21 [22] 23 24 25 26 27 28 29
Add reply to this discussion




Turkish Dictionary
Turkish Chat
Open mini chat
New in Forums
Test-228
tunci: Complete the blanks in the sentences below. 1) Seni burada ... ...
Grammar notes
tunci: Synecdoche A figure of speech in which the name of a part is u...
A puzzling sentence
Pakistani: Thank You! ... I am insearch of any partner or any place here where I ...
Futbol VS Ayaktopu
tunci: In old times, we had an ... Turkish word for "futbol " ---> ...
Yardım Eder Misiniz??
Turkceyiseviom: Çok ... ederim ... Razı olsun
T to E + attempt
denizli: This is part of ... ... ... Any ... Bir ... ... verdimI gave a goo...
Meşgul müsün?
Moha-ios: because its a loanword from arabic e.g 1. ... arabic loanwor...
T to E + attempt
Abla: My Try: I felt in my bones that you will leave. Lonelines...
Foreigners working in Turkey
SophieRichard: Merci beaucoup pour ces ... ... ! ...
Terms for official documents
AzerbayCan61: What is the importance of ... religion?
E to T my attempt!
Polyglot: Thank you everyone
Cartoon
harp00n: ...
Random Pictures of Turkey
Add thumbnails like this to your site
Most liked
Noun states

Turkish lesson by admin
Level: beginner
Alphabet

Turkish lesson by admin
Level: beginner
Major Vowel Harmony

Turkish lesson by admin
Level: beginner
Özledim Seni...
(Missed You...)

Poem by Can Yücel
Ayşe

Story by erdinc
Minor Vowel Harmony

Turkish lesson by admin
Level: beginner
Introduction

Turkish lesson by admin
Level: beginner
Degrees of Adjectives

Turkish lesson by admin
Level: intermediate
Pronouns 1

Turkish lesson by admin
Level: beginner
Date and Time

Turkish lesson by admin
Level: beginner