Welcome
Login:   Pass:     Register - Forgot Password - Resend Activation

Turkish Class Forums / Turkish Translation

Turkish Translation

Add reply to this discussion
t2e pls
1.       nessah
744 posts
 04 Jan 2014 Sat 03:39 am

i know its a long one!! if u could translate only some parts of it (as much as u feel like)

i would be extremly happy and grateful!

ben seni sevdiğim zaman
yağmur yağıyordu alanlara yeşil gözlüm
sokaklar ağlıyordu
kar yağıyor şimdi dağlara
gitme kal ...
yağmur aşkına kal

gidersen
gecenin siyahı çöker yüreğime
kelebekleri göç eder ömrümün
boynunu büker gelincikler
dağlar ceylansız
nehirler türküsüz kalır
Gidersen
tarlalar susuz
çocuklar uykusuz kalır bahar gözlüm

ben senin yürekkırgını gülüşünü sevdim en çok
umutsuzluğa umudu sürüşünü
acılara sevda yazışını sevdim
kendinle barışını yeşil gözlüm
seni seviyorum deyişini sevdim en çok
tüm sevgiler sürgünken

yaşamak bir türkü seninle bahar bakışlım
yediveren tomurcuk
gidersen boynu bükük kalır bu şehir
ölür kahrından bu içli çocuk
yokluğuna nasıl alışırım
dudağın dudağıma mühürken

ben senin en çok ince kırgın gülüşünü sevdim
seni seviyorum deyişini
bir ekmeği bölüşünü düşkünlerle
öksüzleri sevişini sevdim
ve yüzündeki hüznü yeşil gözlüm
bakınca insan gibi bakışını
ağlayınca çağlayanlar gibi akışını sevdim

insanı sevişini sevdim en çok yeşil gözlüm
omuzuna dayanmayı efkarlıyken
ve affedişini sevdim düşmanını bile
düşkünlere el uzatışını
hayatın bu kirli sahnesinde temiz kalışını sevdim en çok
bir umut gibi, bir türkü gibi, bir şiir gibi duruşunu
bin bahar tazeliğinde,
saçlarına günün vuruşunu sevdim

ben senin bir gülü koparmasınlar diye
günlerce gül düşmanlarına yalvarışını sevdim
bir annenin acısına ağlayışını
tüm kavramları ve kuralları çiğneyip
küflenmiş törelere ve haksızlıklara karşı çıkışını sevdim

ben seni beyaz beyaz sevdim yeşil gözlüm
mavi mavi, yeşil yeşil, al al
seninle sokaklar dolusu çığlık, acılar dolusu yalnızlık
çiçekler dolusu sevgi ektik dağların doruklarına
maviler boyunca beyaz güvercinler uçurduk meydanlara
sınırlar çiçek açmaz dikenli teller içinde bahar gözlüm
gitme kal
yağmur aşkına kal

ben seni sevdiğim zaman
yağmur yağıyordu bu şehre
kimsesiz çocuklar ağlıyordu sokaklarda
biz bu şehrin gözyaşlarını sildik mendilimizle
oturup yüreğimizin avlusuna çaresizliklere ağladık
kar yağıyor şimdi dağlara
gitme
yağmur ve gözyaşı aşkına kal

gidersen
mutluluğumdan sızılar kalır yüreğimde
yarım elvedalar kalır, soğuk odalar, karanlık geceler

sensiz koma yüreğimi yağmur aşkına
seninle başlayan hikayem
seninle son bulsun yağmur gözlüm

elveda demek zor şeydir bilirsin
gitme
yağmur aşkına kal

2.       elenagabriela
2040 posts
 05 Jan 2014 Sun 06:06 pm

 

Quoting nessah

i know its a long one!! if u could translate only some parts of it (as much as u feel like)
i would be extremly happy and grateful!
ben seni sevdiğim zaman
at the time when I loved you
yağmur yağıyordu alanlara yeşil gözlüm
it rained over the fields, the streets of my green eyes cried
sokaklar ağlıyordu
kar yağıyor şimdi dağlara
at now is snowing over the mountains
gitme kal ... 
dont go, stay
yağmur aşkına kal
stay for the sake of rain

gidersen
gecenin siyahı çöker yüreğime
kelebekleri göç eder ömrümün
boynunu büker gelincikler
dağlar ceylansız
nehirler türküsüz kalır
Gidersen
tarlalar susuz
çocuklar uykusuz kalır bahar gözlüm

ben senin yürekkırgını gülüşünü sevdim en çok
umutsuzluğa umudu sürüşünü
acılara sevda yazışını sevdim
kendinle barışını yeşil gözlüm
seni seviyorum deyişini sevdim en çok
tüm sevgiler sürgünken

yaşamak bir türkü seninle bahar bakışlım
yediveren tomurcuk
gidersen boynu bükük kalır bu şehir
ölür kahrından bu içli çocuk
yokluğuna nasıl alışırım
dudağın dudağıma mühürken

ben senin en çok ince kırgın gülüşünü sevdim
seni seviyorum deyişini
bir ekmeği bölüşünü düşkünlerle
öksüzleri sevişini sevdim
ve yüzündeki hüznü yeşil gözlüm
bakınca insan gibi bakışını
ağlayınca çağlayanlar gibi akışını sevdim

insanı sevişini sevdim en çok yeşil gözlüm
omuzuna dayanmayı efkarlıyken
ve affedişini sevdim düşmanını bile
düşkünlere el uzatışını
hayatın bu kirli sahnesinde temiz kalışını sevdim en çok
bir umut gibi, bir türkü gibi, bir şiir gibi duruşunu
bin bahar tazeliğinde,
saçlarına günün vuruşunu sevdim

ben senin bir gülü koparmasınlar diye
günlerce gül düşmanlarına yalvarışını sevdim
bir annenin acısına ağlayışını
tüm kavramları ve kuralları çiğneyip
küflenmiş törelere ve haksızlıklara karşı çıkışını sevdim

ben seni beyaz beyaz sevdim yeşil gözlüm
mavi mavi, yeşil yeşil, al al
seninle sokaklar dolusu çığlık, acılar dolusu yalnızlık
çiçekler dolusu sevgi ektik dağların doruklarına
maviler boyunca beyaz güvercinler uçurduk meydanlara
sınırlar çiçek açmaz dikenli teller içinde bahar gözlüm
gitme kal
yağmur aşkına kal

ben seni sevdiğim zaman
yağmur yağıyordu bu şehre
kimsesiz çocuklar ağlıyordu sokaklarda
biz bu şehrin gözyaşlarını sildik mendilimizle
oturup yüreğimizin avlusuna çaresizliklere ağladık
kar yağıyor şimdi dağlara
gitme
yağmur ve gözyaşı aşkına kal

gidersen
mutluluğumdan sızılar kalır yüreğimde
yarım elvedalar kalır, soğuk odalar, karanlık geceler

sensiz koma yüreğimi yağmur aşkına
seninle başlayan hikayem
seninle son bulsun yağmur gözlüm

elveda demek zor şeydir bilirsin
gitme
yağmur aşkına kal

 

 

nessah liked this message
3.       elenagabriela
2040 posts
 05 Jan 2014 Sun 06:13 pm

 

Quoting nessah

i know its a long one!! if u could translate only some parts of it (as much as u feel like)
i would be extremly happy and grateful!
ben seni sevdiğim zaman
yağmur yağıyordu alanlara yeşil gözlüm
sokaklar ağlıyordu
kar yağıyor şimdi dağlara
gitme kal ...
yağmur aşkına kal

gidersen
if you are going
gecenin siyahı çöker yüreğime
the darkness of night will faal down over my heart
kelebekleri göç eder ömrümün
the butterdlies of my life will immigrate
boynunu büker gelincikler
the poppies will bend theirs heads
dağlar ceylansız
nehirler türküsüz kalır
the mountains will remain without gazells and the rivers without songs
Gidersen
if you are going
tarlalar susuz
the fields will remain without water
çocuklar uykusuz kalır bahar gözlüm
and the childrens without sleep, the spring of my eyes

ben senin yürekkırgını gülüşünü sevdim en çok
umutsuzluğa umudu sürüşünü
acılara sevda yazışını sevdim
kendinle barışını yeşil gözlüm
seni seviyorum deyişini sevdim en çok
tüm sevgiler sürgünken

yaşamak bir türkü seninle bahar bakışlım
yediveren tomurcuk
gidersen boynu bükük kalır bu şehir
ölür kahrından bu içli çocuk
yokluğuna nasıl alışırım
dudağın dudağıma mühürken

ben senin en çok ince kırgın gülüşünü sevdim
seni seviyorum deyişini
bir ekmeği bölüşünü düşkünlerle
öksüzleri sevişini sevdim
ve yüzündeki hüznü yeşil gözlüm
bakınca insan gibi bakışını
ağlayınca çağlayanlar gibi akışını sevdim

insanı sevişini sevdim en çok yeşil gözlüm
omuzuna dayanmayı efkarlıyken
ve affedişini sevdim düşmanını bile
düşkünlere el uzatışını
hayatın bu kirli sahnesinde temiz kalışını sevdim en çok
bir umut gibi, bir türkü gibi, bir şiir gibi duruşunu
bin bahar tazeliğinde,
saçlarına günün vuruşunu sevdim

ben senin bir gülü koparmasınlar diye
günlerce gül düşmanlarına yalvarışını sevdim
bir annenin acısına ağlayışını
tüm kavramları ve kuralları çiğneyip
küflenmiş törelere ve haksızlıklara karşı çıkışını sevdim

ben seni beyaz beyaz sevdim yeşil gözlüm
mavi mavi, yeşil yeşil, al al
seninle sokaklar dolusu çığlık, acılar dolusu yalnızlık
çiçekler dolusu sevgi ektik dağların doruklarına
maviler boyunca beyaz güvercinler uçurduk meydanlara
sınırlar çiçek açmaz dikenli teller içinde bahar gözlüm
gitme kal
yağmur aşkına kal

ben seni sevdiğim zaman
yağmur yağıyordu bu şehre
kimsesiz çocuklar ağlıyordu sokaklarda
biz bu şehrin gözyaşlarını sildik mendilimizle
oturup yüreğimizin avlusuna çaresizliklere ağladık
kar yağıyor şimdi dağlara
gitme
yağmur ve gözyaşı aşkına kal

gidersen
mutluluğumdan sızılar kalır yüreğimde
yarım elvedalar kalır, soğuk odalar, karanlık geceler

sensiz koma yüreğimi yağmur aşkına
seninle başlayan hikayem
seninle son bulsun yağmur gözlüm

elveda demek zor şeydir bilirsin
gitme
yağmur aşkına kal

 

 

TheNemanja and nessah liked this message
4.       Overdrive
14 posts
 06 Jan 2014 Mon 02:52 am

I´m sleepy and kind of improvising right now, but I´ll continue tomorrow. It´s loooong lol.

 

ben seni sevdiğim zaman
The time I loved you
yağmur yağıyordu alanlara yeşil gözlüm
It was raining over the fields my green eyes (my green eyed one)
sokaklar ağlıyordu
the streets were crying.
kar yağıyor şimdi dağlara
it´s snowing over the mountains now
gitme kal ...
don´t leave, stay
yağmur aşkına kal
for the sake of rain, stay
gidersen
if you go (away)
gecenin siyahı çöker yüreğime
black of the night collapses over my heart
kelebekleri göç eder ömrümün
butterflies(the joy) of my life drift away (butterflies drift away of my life)
boynunu büker gelincikler
(corn) roses wilt
dağlar ceylansız
mountains are left without gazelles
nehirler türküsüz kalır
rivers without ballads (türkü= ballad?, I don´t know if it´s a proper translation i´m improvising -folk songs stuff- )
Gidersen
if you go (away)
tarlalar susuz
fields (are) left dry
çocuklar uykusuz kalır bahar gözlüm
children (are) deprived from their sleep.
ben senin yürekkırgını gülüşünü sevdim en çok
I loved your hearthbroken smile, the most
umutsuzluğa umudu sürüşünü
your shedding hope into hopelessness, (or, into the hopeless)
acılara sevda yazışını sevdim
love into pain
kendinle barışını yeşil gözlüm
your peace with yourself, my green eyes.
seni seviyorum deyişini sevdim en çok
Loved hearing you say "I love you", the most.
tüm sevgiler sürgünken
As all loves are exiles
yaşamak bir türkü seninle bahar bakışlım
Living is a song with you my spring eyes
yediveren tomurcuk
a fertile sprout.
gidersen boynu bükük kalır bu şehir

The city withers away if you leave.



Edited (1/6/2014) by Overdrive
Edited (1/6/2014) by Overdrive

nessah liked this message
5.       nessah
744 posts
 06 Jan 2014 Mon 03:22 am

 

Quoting Overdrive

I´m sleepy and kind of improvising right now, but I´ll continue tomorrow. It´s loooong lol.

 

ben seni sevdiğim zaman
The time I loved you
yağmur yağıyordu alanlara yeşil gözlüm
It was raining over the fields my green eyes (my green eyed one)
sokaklar ağlıyordu
the streets were crying.
kar yağıyor şimdi dağlara
it´s snowing over the mountains now
gitme kal ...
don´t leave, stay
yağmur aşkına kal
for the sake of rain, stay
gidersen
if you go (away)
gecenin siyahı çöker yüreğime
black of the night collapses over my heart
kelebekleri göç eder ömrümün
butterflies(the joy) of my life drift away (butterflies drift away of my life)
boynunu büker gelincikler
(corn) roses wilt
dağlar ceylansız
mountains are left without gazelles
nehirler türküsüz kalır
rivers without ballads (türkü= ballad?, I don´t know if it´s a proper translation i´m improvising -folk songs stuff- )
Gidersen
if you go (away)
tarlalar susuz
fields (are) left dry
çocuklar uykusuz kalır bahar gözlüm
children (are) deprived from their sleep.
ben senin yürekkırgını gülüşünü sevdim en çok
I loved your hearthbroken smile, the most
umutsuzluğa umudu sürüşünü
your shedding hope into hopelessness, (or, into the hopeless)
acılara sevda yazışını sevdim
love into pain
kendinle barışını yeşil gözlüm
your peace with yourself, my green eyes.
seni seviyorum deyişini sevdim en çok
Loved hearing you say "I love you", the most.
tüm sevgiler sürgünken
As all loves are exiles
yaşamak bir türkü seninle bahar bakışlım
Living is a song with you my spring eyes
yediveren tomurcuk
a fertile sprout.
gidersen boynu bükük kalır bu şehir

The city withers away if you leave.

 

thanks alot this poem means alot to me

 

6.       Overdrive
14 posts
 06 Jan 2014 Mon 10:03 pm

Ok so I got some more spare time. Going on from where I last left.

 

 

Quoting nessah

ölür kahrından bu içli çocuk
this weepy kid dies of his agony
yokluğuna nasıl alışırım
how can i get used to your absence
dudağın dudağıma mühürken
as your lips are sealed, to mine.

ben senin en çok ince kırgın gülüşünü sevdim
I loved your naively broken smile the most
seni seviyorum deyişini
the way you say I love you
bir ekmeği bölüşünü düşkünlerle
you sharing a bread with the poor
öksüzleri sevişini sevdim
your love to the orphans
ve yüzündeki hüznü yeşil gözlüm
and the sadness on your face, my green eyes
bakınca insan gibi bakışını
your humanly look in your eyes
ağlayınca çağlayanlar gibi akışını sevdim
you, streaming like waterfalls when crying.

insanı sevişini sevdim en çok yeşil gözlüm
Loved the way you loved people the most, my green eyes.
omuzuna dayanmayı efkarlıyken
Leaning on your shoulders when sad
ve affedişini sevdim düşmanını bile
and your mercy, even to your enemy
düşkünlere el uzatışını
you, giving hand to the fallen
hayatın bu kirli sahnesinde temiz kalışını sevdim en çok
you staying pure, on this dirty stage of life
bir umut gibi, bir türkü gibi, bir şiir gibi duruşunu
your stand, like a hope a song a poem.
bin bahar tazeliğinde,
fresh like a thousand springs.
saçlarına günün vuruşunu sevdim
Loved the way the day shines on your hair.

ben senin bir gülü koparmasınlar diye
günlerce gül düşmanlarına yalvarışını sevdim
I loved the way you stand (beg) for days to save one rose
against the enemies of the rose.
bir annenin acısına ağlayışını
crying to a mother´s agony.
tüm kavramları ve kuralları çiğneyip
küflenmiş törelere ve haksızlıklara karşı çıkışını sevdim
Loved the way you make your stand,
against the moldy morals and injustice
breaking through the rules and paradigms
ben seni beyaz beyaz sevdim yeşil gözlüm
My love is white (pure) to you my green eyes.
mavi mavi, yeşil yeşil, al al
blue, green and red.
seninle sokaklar dolusu çığlık, acılar dolusu yalnızlık
çiçekler dolusu sevgi ektik dağların doruklarına
maviler boyunca beyaz güvercinler uçurduk meydanlara
We set free the streets full of screams, painful of loneliness
We planted love, full of flowers on the hillsides
Set the fields free with white doves through the blues
sınırlar çiçek açmaz dikenli teller içinde bahar gözlüm
The borders are circled with barbed wires in the barren my green eyes.
gitme kal
Don´t leave, stay.
yağmur aşkına kal
For the sake of rain, stay.
 
ben seni sevdiğim zaman
The time I loved you
yağmur yağıyordu bu şehre
It was raining over the city
kimsesiz çocuklar ağlıyordu sokaklarda
The orphans were crying in the streets.
biz bu şehrin gözyaşlarını sildik mendilimizle
We wiped the tears off of this city together.
oturup yüreğimizin avlusuna çaresizliklere ağladık
We sat down in our hearts´ atrium, cried to desperation.
kar yağıyor şimdi dağlara
Now it´s snowing over the mountains.
gitme
Don´t leave.
yağmur ve gözyaşı aşkına kal
Stay for the sake of rain and tears.
gidersen
If you leave
mutluluğumdan sızılar kalır yüreğimde
It desolates the shades of happiness in my hearth 
yarım elvedalar kalır, soğuk odalar, karanlık geceler
Goodbyes are incomplete, cold rooms, dark nights...

sensiz koma yüreğimi yağmur aşkına
Don´t deprive my heart from you
seninle başlayan hikayem
Let my story that started with you
seninle son bulsun yağmur gözlüm
End with you my rain eyes.

elveda demek zor şeydir bilirsin
You know how hard to say goodbye
gitme
Don´t leave
yağmur aşkına kal
For the sake of rain, stay

 

 



Edited (1/6/2014) by Overdrive
Edited (1/6/2014) by Overdrive [polishing]

7.       Overdrive
14 posts
 06 Jan 2014 Mon 10:37 pm

For one without the turkish lines:

 

The time I loved you
It was raining over the fields my green eyes
the streets were crying.
it´s snowing over the mountains now
don´t leave, stay
for the sake of rain, stay


if you go (away)
black of the night collapses over my heart
butterflies(the joy) of my life drift away (butterflies drift away of my life)
(corn) roses wilt
mountains are left without gazelles
rivers without ballads.
if you go (away)
fields (are) left dry
children (are) deprived from their sleep.

I loved your hearthbroken smile, the most
your shedding hope into hopelessness, (or, into the hopeless)
love into pain
your peace with yourself, my green eyes.
Loved hearing you say "I love you", the most.
As all loves are exiles


Living is a song with you my spring eyes
a fertile sprout.
The city withers away if you leave. 
This weepy kid dies of his agony
How can i get used to your absence
As your lips are sealed, to mine.


I loved your naively broken smile the most
The way you say I love you
You sharing a bread with the poor
Your love to the orphans
And the sadness on your face, my green eyes
Your humanly look in your eyes
You, streaming like waterfalls when crying.

Loved the way you loved people the most, my green eyes.
Leaning on your shoulders when sad
And your mercy, even to your enemy
You, giving hand to the fallen
You staying pure, on this dirty stage of life
Your stand, like a hope a song a poem.
Fresh like a thousand springs.
Loved the way the day shines on your hair.

I loved the way you stand (beg) for days to save one rose
Against the enemies of the rose.
Crying to a mother´s agony.
Loved the way you make your stand,
Against the moldy morals and injustice
Breaking through the rules and paradigms
My love is white (pure) to you my green eyes.
Blue, green and red.
We set free the streets full of screams, painful of loneliness
We planted love, full of flowers on the hillsides
Set the fields free with white doves through the blues
The borders are circled with barbed wires in the barren my green eyes.
Don´t leave, stay.
For the sake of rain, stay.
 
The time I loved you
It was raining over the city
The orphans were crying in the streets.
We wiped the tears off of this city together.
We sat down in our hearts´ atrium, cried to desperation.
Now it´s snowing over the mountains.
Don´t leave.
Stay for the sake of rain and tears.
If you leave
It desolates the shades of happiness in my hearth 
Goodbyes are incomplete, cold rooms, dark nights...

Don´t deprive my heart from you
Let my story that started with you
End with you my rain eyes.

You know how hard to say goodbye
Don´t leave
For the sake of rain, stay

nessah liked this message
Add reply to this discussion




Turkish Dictionary
Turkish Chat
Open mini chat
New in Forums
T-E
og2009: ... BA┼×LICA TAR─░HSEL SORUN ve ... Bil...
E-T: You have to consider the effect it wi...
tunci: I think ... ... or ... ki┼čilere ... would be more relevant w...
E-T: he sounds like someone deeply trouble...
og2009: He sounds like someone deeply troubled by their past. Do you know if h...
E-T: It´s one of the things on my bu...
Abla: My Try: ... önce yapmak istedi─čim ┼čeylerin ... bir ┼čey.
E-T: They are in it for the money, and not...
Abla: My Try: Para ... ... ... de─čil. Esas sebepleri bu.
E-T: I don┬┤t think they know all the fact...
Abla: Durumun ... ... ... ... ve toplant─▒ ... ... olacak kimbilir.
muhtemelen olas─▒l─▒kla belki galiba herha...
mrdr: ... and ... are similiar the meaning is ... You can use them ....
To have your
denizli: Thankyou!
T-E: rahmet vs minnetle anyioruz
gokuyum: Maybe it can be translated as "We remember him with mercy and ...
10 Kas─▒m
og2009: I think scientific criticism is useful for people.
E-T I am more of a listner than talker
Leo S: harp00n, you used "kendi ... but could we have used "kendim hakk─...
Turkish spelling and pronunciation guide
qdemir: ...
Random Pictures of Turkey
Add thumbnails like this to your site
Most commented