Welcome
Login:   Pass:     Register - Forgot Password - Resend Activation

Print view

e bilmek a bilmek

 

, Can: …e bilmek: güç, yetenek, May:. ..ebilmek: olas覺, tahmin, Be able to: ..e bilmek, Modal’ lar覺n Kullan覺m覺, Could – Was / Were able to Kullan覺m覺, Might’覺n Kullan覺m覺, Must, Had to: …



<[script] type="text/javascript">

<[script] type="text/javascript">

MODALS
“Modal”, “mod” dan gelir. Mod, “kip” anlam覺na gelir. Dolay覺s覺yla Modal, “Kiplik” demektir. Modal’lar yard覺mc覺 fiil sisteminden yararlanan ama farkl覺 fonksiyona sahip ünitelerdir.
I don’t speak. (Konumam.)

I can speak. (Konuabilirim.)

Görüldüü gibi yard覺mc覺 fiiller, anlamlar覺n覺 yükleme katmazlar. Ama Modal’lar anlamlar覺n覺 yükleme katarlar.

Can: …e bilmek: güç, yetenek
-bilir May:. ..ebilmek: olas覺, tahmin
Be able to: ..e bilmek: Can’ e eittir.

 

Must: …meli, …mal覺: Must’ta zorunluluk söyleyenden kaynaklan覺r,
-meli, -mal覺 Have to: zorunda olmak. Zorunluluk var: Have to’da ise d覺ardan kaynaklan覺r.
Should: gerekir. Her ikisi de “tavsiye öneri” anlam覺nda kullan覺l覺r. 襤kisinin aras覺nda
Ought to: gerekir. çok az bir nüans fark覺 vard覺r, ayn覺 anlamda kullan覺labilirler.

 

Modal’ lar覺n Kullan覺m覺
1.) Modal’ lar çekimsizdir. Yani ah覺slara göre deimezler.
2.) Modal’lar daima V1 ile kullan覺l覺rlar.
3.) 襤ki model kesinlikle yan yana kullan覺lmaz.

Örnekler;

They can accomplish the project in time. (Onlar zaman覺nda projeyi tamamlayabilirler.)(Güç, yetenek)

He may go abroad next year. (O önümüzdeki y覺l yurt d覺覺na gidebilir.) (Tahmin)
***Not: “Can” ile “May” yap覺s覺 olumsuz cümlelerde tamamen birbirinden ayr覺l覺r.

I may go. (Gidebilirim) (tahmin) I may notgo. (Gitmeyebilirim) (tahmin)
I can go. (Gidebilirim) (güç, yetenek) I can not go. (Gidemem) (güç, yetenek)

We are able to produce more goods. (Daha fazla mal üretebiliriz.) (Güç, yetenek)
Accomplish:gerçekletirmek, tamamlamak, bitirmek, yapmak
Produce:üretmek
Goods: ürün, eya, mal
You mustwait for us untill 5 o’clock. (5’ e kadar bizi beklemelisin.) (Zorunluluk söyleyenden )
You have to brush your teeth three times a day. (Günde üç defa dilerini f覺rçalamal覺s覺n.) (Zorunluluk d覺ardan)
Turkey shouldput emphasis on the production. (Türkiye üretimine önem vermelidir.) (Nasihat var.)

Put: Vermek, koymak, yerletirmek.

***Not: Eer herhangi bir modal, yukar覺da belirtilen üç özellie uymazsa veya kullan覺m覺nda bu özellikler eksikse o zaman “semi modal” olur. “Be able to ve Have to” gibi. Örneklerde de görülecei gibi bunlar çekime de girer; baka modallar ile de kullan覺labilirler.
He must be able to resign. (O istifa edebilmelidir.)
The minister must be able to confess everything. (Bakan her eyi itiraf edebilmelidir.)
Confess: itiraf etmek.
***Not: Görüldüü gibi iki modal bir arada kullan覺ld覺覺nda önce tam modal sonra semi modal yaz覺l覺r. Çeviri yaparken de önce semi modal覺n anlam覺 söylenir.
A child should be able to walk when he is 7 month. (Bir çocuk, 7 ayl覺k olduunda yürüyebilmesi gerekir.)

He may have toresign upon corruption. (O istifa etmek zorunda kalabilir.)

A teacher must be able to travel. (Bir öretmen seyahat edebilmelidir.)

We may have to give up the project. (Projeden vaz geçmek zorunda kalabiliriz.)

We must be able tosee him tomorrow. (Onu yar覺n görebilmeliyiz.)

He may have to explain the events. (O olaylar覺 aç覺klamak zorunda kalabilir.)

 

LESSON 6
Present Past Future

Can Could ——-
May Maight ——-
Be able to was / were able to Will be able to
Must ——- ——-
Have to Had to Will have to
Should ——- ——-
Ought to ——– ——

Future formu olmayan modallar覺n present formu future anlam覺nda Türkçe’ de olduu gibi kullan覺l覺rlar.

 
Modal’ lar覺n Past ve Future Kullan覺mlar覺n覺n Özel Anlamlar覺

 
Could – Was / Were able to Kullan覺m覺
Could, (…e biliyordu.)geçmite yap覺lm覺 sürekli olaylar için kullan覺l覺r ve içinde bir “yor” anlam覺 gizlidir.(Could not ile Couldn’t kullan覺mlar覺n覺n anlamlar覺 birbirinden farkl覺d覺r. Bunlar覺 sonraki derslerimizde öreneceiz. Yaz覺 dilinde k覺saltma yapmak uygun deildir.)

Was / Were able to, (…e bildi) geçmite yap覺lm覺 bir tek olay için kullan覺l覺r.

We could see each other. (Biz birbirimizi görebiliyorduk.)

Each other: each = her bir, other = dieri. Each other: her bir dieri = birbiri

He couldput aside some money when he was young. (O gençken biraz para bir tarafa koyabiliyordu.)

We were able to see each other. (Biz birbirimizi görebildik.)

He was able to recognize the corpse. (Cesedi tehis edebildi.)

Recognize:tan覺mak, tehis etmek
Corpse:ceset

I was able to attain my goal. (Ben amac覺ma ulaabildim.)

Goal: amaç
To attain:…e ulamak

Attain kelimesinin kökü olan “tain”KPDS için hayati önem arz eden bir sözcüktür. Asl覺 Latince olup, “tenere” dir. Tutmak anlam覺na gelir. Tain’den 襤ngilizce’de baz覺 kelimeler türetilmitir. imdi bunlar覺 örenelim.
Maintain: Main, Latince’deki “mano”dan köken al覺r. Mano el anlam覺ndad覺r. Dolay覺s覺yla Maintain “elde tutmak, muhafaza etmek” anlam覺na gelir. E anlaml覺lar覺 aa覺dad覺r.
Sustain
Continue
Keep
preserve
Contain:Con = beraber, Tain = tutmak. Contain, beraber tutmak = içermek, ihtiva etmek
Retain:Re = tekrar, yeniden. Retain, yeniden tutmak = ….e tutmak (soyut anlamda, haf覺zada tutmak)
Detain: göz alt覺nda tutmak.
Pertain: Per = için, Pertain, …için tutmak = ilgili olmak.
Obtain: elde etmek, salamak.
Attain: …e ulamak.

“Amaç” kelimelerini de örenecek olursak;

Goal, Aim, Purpose, End, Objective, 襤ntention, Motive: amaç

 

Might’覺n Kullan覺m覺
He might go home. (O eve gidebilirdi.)

Gidebilirdi ama gitmemi anlam覺n覺 verir. May’覺n Past ifadesi “Might”, geçmite zay覺f bir ihtimali belirtmek için kullan覺l覺r. Yani “may” kullan覺m覺na göre ihtimal daha zay覺ft覺r. Fazla yayg覺n bir kullan覺m覺 yoktur. Yan cümlecii olan ifadelerde zaman uyumunu salamak aç覺s覺ndan “might” kullan覺m覺na gidilir.
Must
Must’覺n Past formu olmad覺覺 için geçmite zorunluluktan dolay覺 yap覺lan bir eylemin zorunluluunun söyleyenden veya d覺ardan kaynaklanmas覺 önemli deildir. Yani geçmite yap覺lan bir eylem için zorunluluk ay覺r覺m覺 ve bundan dolay覺 襤ngilizce’de farkl覺 bir kullan覺m yoktur.

 

Had to: …gerekti
“Gerekti” anlam覺na gelir. 襤lerdeki konularla kar覺mamas覺 için bunun iyi örenilmesi gerekir. Geçmite bir zorunluluktan dolay覺 yap覺lmas覺 gereken ve yap覺lm覺 eylemleri ifade etmek kullan覺l覺r.

He had tosell his house. (O’ nun evini satmas覺 gerekti.)

Borcu vard覺 veya komular覺 iyi deildi vs. Ama bir zorunluluktan dolay覺 evini satmas覺 gerekliymi ve evini satm覺. Bu cümleyi “….gerekiyordu” diye çeviremeyiz. Çünkü evi satma eylemi olmu bitmi bir eylemdir.

The Goverment had to punish the responsibles. (Hükümet, sorumlular覺 cezaland覺rmak zorunda kald覺.)

Punish:cezaland覺rmak
Responsible:sorumlu
Responsible for:…den sorumlu
Responsiblility:sorumluluk

He had togive up scheme. (O’nun projeden vazgeçmesi gerekti.)

Scheme:ema, proje

“Had to” yap覺s覺n覺 olumsuz yapmak için iki yol vard覺r. 襤kisi de ayn覺 anlama gelir. Bu yap覺da olumsuzluk gerektiinde ikisinden biri kullan覺labilir.

1.) He had not to give up the scheme. (Projeden vazgeçmesi gerekmedi.)

2.) He didn’t have to give up the scheme. ( !! !! !!)

We didn’t have accept their sanction. (Onlar覺n yat覺r覺mlar覺n覺 kabul etmemiz gerekmedi.)

Wehad not accept their sanction. (Onlar覺n yat覺r覺mlar覺n覺 kabul etmemiz gerekmedi.)

Sanction: yat覺r覺m
Accept: kabul etmek

 
“Will Be Able To” Kullan覺m覺
“….e bilecek” anlam覺ndad覺r. 襤ngilizce’de, normalde “be able to” present kullan覺m覺 bir Future anlam da içermektedir. Bu özellik Türkçe’de de böyledir. Bu nedenle “…e bilecek” anlam覺na gelen “wiil be able to” ifadesi gelecekte yap覺labilecek her durum için kullan覺lmaz ve özel bir kullan覺m ekli vard覺r. Yani “will be able to”gelecekte ilk defa yap覺lacak eylemleri ifade etmede kullan覺l覺r.

After a few lessons, I will be able to drive a car. (Birkaç dersten sonra araba kullanabileceim.)

Bu cümleden, daha önce araba kullanmas覺n覺 bilmediim, dolay覺s覺yla hiç kullanmad覺覺m, ald覺覺m derslerden sonra ilk defa araba kullanabileceim anla覺l覺r.

 

Will Have To
“Gerekecek” anlam覺ndad覺r. Sade ve zor olmayan bir kullan覺m覺 vard覺r.

Next week, the Cabinet will have to fix salary rise. (Hükümetin, gelecek hafta maa art覺lar覺n覺 saptamas覺 gerekecek.)

He will have to come. (O gelmek zorunda kalacak.)
Fix:tespit etmek, saptamak.
Salary:maa
Rise: yükseli, art覺, zam.

 

PERFECT MODALS
Ad覺ndan da anla覺laca覺 gibi bu bal覺k alt覺nda modallar覺n perfect kullan覺m覺n覺 göreceiz. Bu yap覺, modallara “present perfect” yani “have + V3” eklenerek kurulur ve daha sonraki derslerimizde de detayl覺 olarak göreceimiz gibi bu yap覺lar “Unreal” yap覺lard覺r.

Modallar ile ilgili olarak daha önce anlat覺lanlar KPDS’ de sorulmayan detaylard覺. Ama hem Perfect Modals konusuna haz覺rl覺k hem de temel modal bilgileri anlam覺nda iyi örenilmelidir. KPDS s覺nav覺nda modal konusundan as覺l olarak Perfect Modals yap覺lar覺ndan soru gelmektedir. Anlama, boluk doldurma ve dierleri gibi konularda da Perfect Modals’ tan soru gelebilir. Bu konu, hem kar覺覺k hem de KPDS için önemli olmas覺 nedeni ile dikkatle çal覺覺lmal覺 ve iyi örenilmelidir. Ayr覺ca baka kaynaklarda çok kar覺覺k bir ekilde anlat覺ld覺覺 için kursta konu bittikten sonra baka kaynaklardan bak覺lmal覺d覺r.

 
Must
Have to
Should + Have + V3 = Perfect Modals (Unreal Yap覺lard覺r.)
Ought to

Perfect Modals kullan覺mlar覺nda “Must + Have V3” ifadesi dierlerinden ayr覺larak farkl覺 anlam yüklenmitir.

 

Must + Have V3
Must + Have V3, “….m覺 olmal覺” anlam覺na gelir. Bu yap覺 geçmie yönelik güçlü bir tahmin için kullan覺l覺r. Örnein, biri girdii s覺navdan sonra neeli görüldüünde “s覺nav覺 iyi geçmi olmal覺” deriz. Burada geçmie yönelik güçlü bir tahmin yap覺yoruz. Bizi bu güçlü tahmine ***üren delil de s覺navdan ç覺kan覺n neeli olmas覺d覺r. D覺ar覺 ç覺kars覺n覺z yerler nemli, “akam yamur yam覺 olmal覺” dersiniz. Yine iyi derecede 襤ngilizce konuan biri için “襤ngiltere’de örenim görmü olmal覺” deriz. Örnekler çoalt覺labilir. Önemli olan “Must + Have V3” ün geçmie yönelik güçlü tahminlerde kullan覺ld覺覺n覺 bilmektir.

The roads are wet, 襤t must have rained last night. (Yollar nemli, dün gece yamur yam覺 olmal覺.)

She speaks German fluently, She must have studied in Germany. (O Almanca’y覺 ak覺c覺 bir ekilde konuuyor, Almanya’da örenim görmü olmal覺.)

 

Have to + Have V3 = Should + Have V3 = Ought to + Have V3
“….m覺 olmal覺yd覺” veya “gerekirdi” anlam覺ndad覺r. Her üç kullan覺m da ayn覺 anlamdad覺r. Geçmite yap覺lmas覺 gerekli ama yap覺lmam覺 olan eylemler için kullan覺l覺r. Örnein, biri s覺nava iyi haz覺rlanm覺 ama s覺nav覺 geçememi. Bu durumda “geçmi olmal覺yd覺” deriz. 襤ngilizce’de bunu söylemek için yukar覺daki üç yap覺dan birini kullan覺r覺z. En s覺k kullan覺lan “Should + Have V3”yap覺s覺d覺r.

Yukar覺daki aç覺klamada da geçtii gibi, “….m覺 olmal覺yd覺” veya “gerekirdi” diye bu yap覺lar覺 çeviriyoruz. Yani geçmite olmas覺 gerekli fakat olmam覺 eylemleri bu ekilde ifade ediyoruz. Bu yap覺lar覺n “gerekirdi” anlam覺 ile daha önce örendiimiz “Had to = Gerekti” anlam覺 kar覺覺kl覺k yarat覺yor. “Had to = Gerekti” ifadesi ise, geçmite yap覺lmas覺 gerekli ve yap覺lm覺 olan eylemler için kullan覺l覺r. Yani “gerekirdi” ifadesi ile “gerekti” ifadesini kar覺t覺rmamak gerekir. Bu nedenle KPDS için çok önemli olan bu konuyu dikkatle çal覺mak ve iyi örenmek gerekir.

The Goverment should have taken the nessesary steps. (Hükümet gerekli önlemleri alm覺 olmal覺yd覺)

Step: ad覺m, önlem.

He study hard ; he should have passed exame. (O s覺k覺 çal覺覺r; s覺nav覺 geçmi olmal覺yd覺.)

It is too late. My father shpuld have called up so far. (Çok geç oldu. Babam imdiye kadar aram覺 olmal覺yd覺.)

You shouldn’t have shouted at me. (Bana ba覺rman gerekmezdi.)

The Goverment should have punishedthe responsibles. (Hükümet, sorumlular覺 cezaland覺rmal覺yd覺.)

We ought to have warned them. (Onlar覺 uyarmam覺z gerekirdi.)

We had to warn them. (onlar覺 uyarmam覺z gerekti.)

 
Could + Have V3
“…m覺 olabilirdi” veya “….e bilirdi” anlam覺ndad覺r. Güç, yetenek anlam覺nda, geçmite yap覺labilecek ama yap覺lmam覺 eylemleri ifadede kullan覺l覺r.

Our Goverment could have improved our standarts. (Hükümetimiz, standartlar覺m覺z覺 gelitirebilirdi.)

襤mprove: gelitirmek, iyiletirmek

Bu cümleden, Hükümetin standartlar覺 gelitirme gücüne sahip olduunu fakat bu gelitirmeyi yapmad覺覺n覺 anl覺yoruz.

They could have coused a crisis of confidence. (Bir güven krizine yol açabilirlerdi.)

Confidence:güven
Couse: … e sebep olmak
Might + Have V3
“…m覺 olabilirdi” veya “….e bilirdi” anlam覺ndad覺r. Fakat burada ihtimal anlam覺 vard覺r. Asl覺nda geçmi bir olay覺n olas覺l覺覺 olamaz ama Might + Have V3 kullan覺m覺 genelde geçmite tehlike arz eden durumlarda kullan覺l覺r. Bu kullan覺m daha sonra Unreal yap覺larda detayl覺 incelenecektir.

She might have fallen down. (O düebilirdi.)

She might have killed her husband by mistake. (Yanl覺l覺kla kocas覺n覺 öldürebilirdi.)

Mistake: yanl覺l覺k, hata
Kill: öldürmek

Böylece Modal olarak temel kullan覺mlar覺 görmü olduk. Gördüümüz bu temel kullan覺mlar覺n d覺覺nda geni bir ekilde modal kullan覺m varyasyonlar覺 da vard覺r. Ana kullan覺mlar覺 örendikten sonra kar覺laaca覺m覺z bu varyasyonlar覺 da çözebiliriz.

Örnein:

He was ill this morning. He may have gone home. (O bu sabah hastayd覺. Eve gitmi olabilir.)

“…m覺 olabilir” yap覺s覺 daima olas覺l覺k bildirdiinden bu yap覺da May + Have V3 yap覺s覺nda “Can” kullan覺lamaz. Yani Can + Have V3 eklinde bir kullan覺m 襤ngilizce’ de yoktur. Ama olumsuz ve soru yap覺s覺 vard覺r.

Such a man can’t have done that. (Böyle bir adam bunu yapm覺 olamaz.)

 

Örnek Model Cümleleri
He may have been waiting for us. (O bizim için beklemekte olabilir.)

He may have resigned. (O istifa etmi olabilir.)

They must be studying now. (Onlar çal覺覺yor olmal覺.)

She must have been developing a new method. (O yeni bir metot gelitirmekte olmal覺.)

He was able to seehis boss. (O patronunu görebildi.)

He has been able to see his boss. (O patronunu görebilmi.)

He had been able to see his boss. (O patronunu görebilmiti.)

The two sides, could have resolved the dispute. (襤ki taraf anlamazl覺覺 çözebilirlerdi.)

Unreal yap覺 olduu için cümle olumlu görülmesine kar覺n olumsuz anlamdad覺r.

Resolve:çözmek (bir problemi, bir sorunu…)
Solve:çözmek (kimyasal anlamda)
Settle halletmek

Bu cümlede, KPDS için hayati önemde olan “pute”kelimesininköküve türevlerini örenecek olursak:

Pute, Latince kökenli bir kelime olup, “Putare” den gelir. “Putare” hesaplamak, düünmek anlam覺ndad覺r. Genelde bu kelime kökünün anlam覺na göre türevleri çevrilir.

Dispute:dis = olumsuzluk, pute = düünmek, Dispute = anlamazl覺k, tart覺ma
Compute:com = beraber, Compute = beraber düünmek, Computer: Bilgisayar.
Repute: tekrar düünülen, ün, öhret.
襤mpute:suçlamak, itham etmek

I should have turned down their proposal. (Önerilerini ret etmi olmal覺yd覺m.)

Shehas to have soldher car. (O arabas覺n覺 satm覺 olmal覺yd覺.)

They ought to have submitted their report. (Onlar raporlar覺n覺 sunmu olmal覺yd覺lar.)
Submitte: sunmak

We had to sell all our properties. (Tüm mallar覺m覺z覺 satmam覺z gerekti.)

Property: mal, mülk, eya.

People shouldn’t have exalted the statue of computers. (襤nsanlar覺n bilgisayar statüsünü yüceltmeleri gerekmezdi.)

Exalt: yükseltmek, övmek, yüceltmek.

He shouldn’t have revealed my secret.(S覺rlar覺m覺 aç覺a ç覺karmas覺 gerekmezdi; ….ç覺karmamal覺yd覺.)

Reveal:aç覺a ç覺karmak, göstermek, aç覺klamak

You oughtn’t to have said all these to him. (Bunlar覺n tümünü ona söylemen gerekmezdi.)

We had todischarge this patient. (Hastay覺 taburcu etmek zorunda kald覺k.)

Discharge: taburcu etmek.

We must have seen him. (Onu görmü olmal覺y覺z.)

****Can ile olumlu perfect modal yap覺lamaz. “Can + Have V3” yap覺s覺 yoktur. Yani;

He can have said this eklinde bir cümle kuramay覺z. Ama olumsuz yap覺da olabilir.

“Can’t + Have V3” eklinde cümle kurulabilir. Örnek verecek olursak;

She can’t have killed her friend. (O arkada覺n覺 öldürmü olamaz.)

They should have considered hte offer. (Öneriyi düünmü olmal覺yd覺lar.)

He must have gone. (O eve gitmi olmal覺.)

He may not have brought it. (Onu alm覺 olmayabilir.)

She may not have passed the exam. (O s覺nav覺 geçmi olmayabilir.)

He is able to realize his goal. (O amac覺n覺 gerçekletirebilir.)

He was able to realize his goal. (O amac覺n覺 gerçekletirebildi.)

He had been able to realize his goal. (O amac覺n覺 gerçekletirebilmiti.)

We could have passed the exam. (S覺nav覺 geçmi olabilirdik.)

We might have had an accident. (Kaza yapm覺 olabilirdik. Ya kaza yapsayd覺k olarak da çevrilebilir.)

襤nilizceyi 襤ngiltere’de örenmi olabilirdik. (We could have learnt English in England.)

Evimizi satmam覺 olabilirdik. (We could not have sold our house.)

Sen aya覺n覺 k覺rm覺 olabilirdin. (You might have broken your leg.)

He had to reject salary rise. (Maa art覺覺n覺 ret etmesi gerekti.)
Ject:atmak, f覺rlatmak anlam覺ndad覺r. Latince kökenli olup, 襤ngilizce’ye “ject”, Frans覺zca’ya “jet” olarak geçmitir. Türkçe’de, Frans覺zca’dan geldii için “jet”(uçak) olarak kullan覺l覺r. KPDS için önemli bir kelimedir. Türevleri ile birlikte çok iyi bilinmesi gerekir.
襤nject:襤n = içine, ject = atmak, 襤nject = içine atmak, enjekte etmek, ine yapmak
Reject:Re = yeniden, Reject = yeniden atmak, ret etmek
Eject:d覺ar覺ya doru atmak. (teyplerde vard覺r.)
Object:…e atmak, itiraz etmek, kar覺 ç覺kmak.
Project:Pro = ileriye, …n覺n yerine, Project = …n覺n yerine atmak, tasarlamak.
The committe members could have given more concession. (Komite üyeleri daha fazla ödün verebilirlerdi.)

 

 


97baraa, Moha-ios, nifrtity and natan liked this lesson


View all advanced level lessons in this class - lessons by texasizzet

View all lessons in this class - lessons by texasizzet

View All Turkish Classes




Turkish Dictionary
Turkish Chat
Open mini chat
New in Forums
possessive case help me..
mrdr: Hi,Could you please write whole sentence? If I know the sentence,...
Grammar Textbook
qdemir: The e-book version is now $4.99 instead of $9.99 at Amazon.com till th...
TURK-ENG. .THX...
mrdr: Hi, This is more difficult than other sentence. I try to translate. ...
TUR-ENG thank you...
mrdr: Hi,It is very difficult to protect real ... I translated in Go...
Eid
bydand: Iyi Bayramlar.
T羹rk癟em kontrol edebilir misin l羹tfen?
john250: yardimin ... teekkur ederim. Hersey anladim
T羹rk癟em kontrol edebilir mis覺n l羹tfen?
john250: yard覺m覺n ... teekkur eder覺m
G繹re explained
ETurgut1974: Thank you
G繹re explained
ETurgut1974: I understand that ... ... means ... to me’. In a movie I re...
G繹re explained
ETurgut1974: I understand that ... ... means ... to me’. In a movie I re...
- m覺t覺 / -d覺
: ...
e to t please
mrdr: Haziran sonunda ... ... Orada olacak m覺s覺n? Seninle buluma...
Random Pictures of Turkey
Add thumbnails like this to your site
Most liked
Ayşe

Story by erdinc