Turkish Translation |
|
|
|
|
|
please turk-eng
|
| 1. |
26 May 2007 Sat 01:31 am |
|
"ben seninle bir gün vandaki bir kahvaltı salonunda ben seninle sadece bilmek zorunda kalanların bildiği bir yol üstü lokantasında ben seninle ağrı dağına mistik ve demli bir çay kıvamında bakan doğu beyazıtın herhangi bir toprak damında
ben seninle herhangi bir insan elinin terli coğrafyasında olma ihtimalini sevdim ben senin beni sevebilme ihtimalini sevdim"
|
|
| 2. |
26 May 2007 Sat 10:17 am |
|
Quoting yop: "ben seninle bir gün vandaki bir kahvaltı salonunda ben seninle sadece bilmek zorunda kalanların bildiği bir yol üstü lokantasında ben seninle ağrı dağına mistik ve demli bir çay kıvamında bakan doğu beyazıtın herhangi bir toprak damında
ben seninle herhangi bir insan elinin terli coğrafyasında olma ihtimalini sevdim ben senin beni sevebilme ihtimalini sevdim" |
Being together with you any day, at a breakfast saloon at Van, at a highway-restaurant where only people who need to know only know, at a mud-made roof of Eastern Beyazıt where it has a mystical and in the taste of a well-done tea view of Mount Ağrı, at any geographical place where people have sweated hands..I loved that possibility..
I loved the possibility that you have loved me.
|
|
| 3. |
26 May 2007 Sat 01:42 pm |
|
thank you so much SunFlowerSeed
|
|
| 4. |
26 May 2007 Sat 05:55 pm |
|
Quote: I loved the possibility that you have loved me. |
One small correction,
I loved the possibility that you may love me.
|
|
|