Welcome
Login:   Pass:     Register - Forgot Password - Resend Activation

Turkish Class Forums / Turkish Translation

Turkish Translation

Add reply to this discussion
turk.to eng. pls pls pls
1.       iki
104 posts
 01 Dec 2007 Sat 01:11 pm

çOçukken bütün yaşıtlarım gibi,kartopu oynamaktan ve kardan adam yapmaktan büyük zevk alırdım.Yaşadığım şehir olan Istanbula kışın birkaç kez kar yağar,her seferinde çocuklar tarafından özel bir olay gibi kutlanirdı.Genellikle yağış,sabaha karşı,hepimiz yataklarımızda mışıl mışıl uyurken başlardı.Sonra uyandığımızda hemen bir şeylerin farklı olduğunu anlardık.Kalabalık bir şehrin en büyük özeliği olan gürültü,böyle sabahlarda pek duyulmazdı.Sevinçle cama koşar ve sabahın yarı aydınlığında,bembeyaz yolda sessiz adimlarla yürümeye çalışanları görürdük.Karın bu keyfili dönemi öğleye kadar sürer,öğleden sonra açan güneşle birlikte ,gök maviye dönerken yeryüzu soğuk bir çamura bulanırdı.Senaryonun her zaman böyle işlemesi gerekmiyordu.Bazen öğleden sonra güneş açmaz kar olança şidetliye yağmaya devam eder,hatta bu bayramdan çocuklar daha fazla yaranlansın diye valiğin okullarıtatil ettiği bile olurdu.Istanbul gibi ,denizin tüm yumuşatıcı etkisine sahip sahil şehrinde yetişen bit çocuk olarak karla ilişkim işte böyleydi.Yıılar sonra yaşadığım garip bir olay.Istanbula yağan masum karla aramdaki tüm sevgiyi bitirdi.Anadolunun yüksek volkanlarından biri olan Erciyesin kuzey buzulunun üzerinde,3750 metre civarında olmalıydık.Zirveye de çok az kalmıştı.Grup halinde tırmanıştayken.kendimi çok sert olamayan bir tokat yemiş gibi hisettim.Neye tığradğımı anlamamıştım.öNümdekilere baktım,hepsi de şaşkın ve yarı bellerine kadar kara batmış haldeydiler.O anda neler olduğunu yavaş yavaş fark ediyorum.Yüz metre kadar üzerimizde geniş,ama kütlesi fazla olamayan bir kar balkonu kırılıp tepemize düşmüştu.Ekip rehberimiz Keşif Aladaglı yı izliyordum.Tek sıra halindeydik.En önde duruyordu.Sola doğru birkaç adım attı ve kalakaldı.Istanbulda deniz kıyısında değildik,sanırım buradaki kar da hiç aliştıklarımızda benzemiyordu.Her tarafı kar içindeki grubumuz 45 derecelik bir eğimde,yerinden kıpırdayamaz bir halde bekliyordu.Rehberimiz sesini yükseltmeden "Ipe bağlanalım"dedi.Altımızdaki kar kütlesinden garip sesler geliyordu.Karın şu ana kadar bizleri tutmuş olması da belki sadece bir mucizeydi.Yavaş yavaş inişe başladık.O anda kardan da çığdan da çok fazla korkmuyordum.çığ korkusu içime sonradan yavaş yavaş işledi.

2.       iki
104 posts
 02 Dec 2007 Sun 12:07 am

Quoting iki:

çOçukken bütün yaşıtlarım gibi,kartopu oynamaktan ve kardan adam yapmaktan büyük zevk alırdım.Yaşadığım şehir olan Istanbula kışın birkaç kez kar yağar,her seferinde çocuklar tarafından özel bir olay gibi kutlanirdı.Genellikle yağış,sabaha karşı,hepimiz yataklarımızda mışıl mışıl uyurken başlardı.Sonra uyandığımızda hemen bir şeylerin farklı olduğunu anlardık.Kalabalık bir şehrin en büyük özeliği olan gürültü,böyle sabahlarda pek duyulmazdı.Sevinçle cama koşar ve sabahın yarı aydınlığında,bembeyaz yolda sessiz adimlarla yürümeye çalışanları görürdük.Karın bu keyfili dönemi öğleye kadar sürer,öğleden sonra açan güneşle birlikte ,gök maviye dönerken yeryüzu soğuk bir çamura bulanırdı.Senaryonun her zaman böyle işlemesi gerekmiyordu.Bazen öğleden sonra güneş açmaz kar olança şidetliye yağmaya devam eder,hatta bu bayramdan çocuklar daha fazla yaranlansın diye valiğin okullarıtatil ettiği bile olurdu.Istanbul gibi ,denizin tüm yumuşatıcı etkisine sahip sahil şehrinde yetişen bit çocuk olarak karla ilişkim işte böyleydi.Yıılar sonra yaşadığım garip bir olay.Istanbula yağan masum karla aramdaki tüm sevgiyi bitirdi.Anadolunun yüksek volkanlarından biri olan Erciyesin kuzey buzulunun üzerinde,3750 metre civarında olmalıydık.Zirveye de çok az kalmıştı.Grup halinde tırmanıştayken.kendimi çok sert olamayan bir tokat yemiş gibi hisettim.Neye tığradğımı anlamamıştım.öNümdekilere baktım,hepsi de şaşkın ve yarı bellerine kadar kara batmış haldeydiler.O anda neler olduğunu yavaş yavaş fark ediyorum.Yüz metre kadar üzerimizde geniş,ama kütlesi fazla olamayan bir kar balkonu kırılıp tepemize düşmüştu.Ekip rehberimiz Keşif Aladaglı yı izliyordum.Tek sıra halindeydik.En önde duruyordu.Sola doğru birkaç adım attı ve kalakaldı.Istanbulda deniz kıyısında değildik,sanırım buradaki kar da hiç aliştıklarımızda benzemiyordu.Her tarafı kar içindeki grubumuz 45 derecelik bir eğimde,yerinden kıpırdayamaz bir halde bekliyordu.Rehberimiz sesini yükseltmeden "Ipe bağlanalım"dedi.Altımızdaki kar kütlesinden garip sesler geliyordu.Karın şu ana kadar bizleri tutmuş olması da belki sadece bir mucizeydi.Yavaş yavaş inişe başladık.O anda kardan da çığdan da çok fazla korkmuyordum.çığ korkusu içime sonradan yavaş yavaş işledi.

3.       MarioninTurkey
6124 posts
 02 Dec 2007 Sun 10:22 am

As a child, like all those my age, I would get a lot of pleasure from playing snowballs and making snowmen.
In Istanbul, the city where I lived, it would snow a few times each winter, and every time it would be celebrated by children as a special event. Normally the snow would start to fall in the early morning when we were ound asleep in our beds. When we awoke we would see that everything had changed. The noise which was one of the most defining features of the crowded city, could not really be heard on such mornings. We would run to the windows joyfully and in the half-light we could see people tring to walk on the snow-white paths with silent steps. The enjoyable part of the snow would continue till about midday, in the afternon the sun would turn the sky blue, but leave the earth cold and muddy. The scenario didn't always have to be like this. Sometimes the sun wouldn't come out in the afternoon, and the snow would continue to fall heavily, in fact the Mayor would even close the schools so that children could benefit from a holiday. My relationship with snowi as a child who was raised in a city such as Istanbyl which is on the coast so benefits from the softening effects of the sea. I experienced a strange event years later. It killed off any love I had for the innocent snow that fell in Istanbul. We must have been at a height of 3750, on the north glacier of one of the high volcanoes of Anatolia, Mount Erciyesin. I was very close to reaching the summit. We were climbing as a group. I felt like I had been hit with a strong fist. I didn't understand what had happened. I looked at those in front of me, they were all surprised and had sunk down into the rock up to their waists. At that moment I began to slowly understand what had happened. A wide but not very chunky shelf of ice, which had been 100 metre above us, had broken off and fallen on top of us. I was following our team leader Keşif Aladaglı. We were going in single file. He was at the very front. He took a few steps to the left and stood stock still. We were not on the shore of Istanbul, I guess the snow here was not like anything we were used to. Our group was completely surrounded by snow, on a 45 degree slope, waiting motionlessly. Our guide said quietly "let's tie the ropes". Strange sounds were coming from the block of sno under us. It was probably a miracle that the snow had held on to us until that moment. We started to descend slowly. At that moment I wasn't too afraid of the snow or an avalanche. It was later that I slowly started to fear an avalanche.

Add reply to this discussion




Turkish Dictionary
Turkish Chat
Open mini chat
New in Forums
Test Your Turkish Level
qdemir: Test your Turkish level ... ... C1) with free online tests — no ...
Crossword Vocabulary Puzzles for Turkish L...
qdemir: You can view and solve several of the puzzles online at ...
Giriyor vs Geliyor.
lrnlang: Thank you for the ...
Local Ladies Ready to Play in Your City
nifrtity: my accout was stolen or what I ... write that
Geçmekte vs. geçiyor?
Hoppi: ... and ... has almost the same meaning. They are both mean "i...
Intermediate (B1) to upper-intermediate (B...
qdemir: View at ...
Random Pictures of Turkey
Most commented