Turkish Translation |
|
|
|
|
|
eng to tr.
|
| 1. |
09 Dec 2007 Sun 08:48 pm |
|
Erciyes`teki çığ korkusunun üzerinden uzun zaman geçmişti.Anadolu platosundaki dağların kar durumlarıyla ilgili çok daha iyi bilgilere sahip oluyorduk.örneğin,pek çok yıl yağış,geç ve yavaş yavaş geliyordu.Kasım veya aralık ayında dağa gittiğimizde her yanı karla kaplı görürduk,ama çok fazla yığılmayla karşılaşmıyorduk.Eğer şansımıza,son yağışın üstünden üç dört gün de geçmişse,yapılan gezinin tadına doyum olmuyordu.Ayağımızdaki kramponların sadece uçların saplanabildiği,aşırı dik olmayan eğimlerde kendimizi bir balerin kadar hoş hissediyorduk.Sırtımızda tüm yiyecek ve kamp yükümüzle doyasıya yürüyor, tırmanıyor,erken gelen kış akşamı tam bastırmadan kampımızı kurup çadırımıza çekiliyorduk.Hiç açık havada ciddi bir kış gecesi yaşadınız mı?Dağcı değilseniz bile,Uludağ veya Kartalakaya gibi kayak merkezlerinde,otellerin ışıklarından uzaklarda ne demek istediğimi anlayabilirsiniz.Gökyüzü akıl almaz bir parlaklıkta olur.2500 metre civarına yükseldikten sonra havanın su buharıyla en yoğun olan bölümü aşağılarda kalmış ve gökteki yıdızılar ürkütücü bir ihtişama bürünmüş olur.
|
|
| 2. |
09 Dec 2007 Sun 09:13 pm |
|
A long time had passed since the fear of avalanche at Erciyes. We had become much more knowledgeable about the snow situation on the mountains of the Anatolian plateau. For example, many years the snowfall was late and came slowly. When we went to the mountains in November or December we saw every side covered with snow, but we didn't come across any huge drifts. If by chance it was three or four days since the last snowfall, we could not get the same pleasure from the trip. The crampons on our feet could only dig in at the edges, and we felt as pleasant as ballerinas on slopes that were not too steep. We would walk and climb with all the food and materials needed for our camp on our backs, and we would pitch our tents and make our camp before the winterevening which draws in early. Have you ever experienced a true winter night in the open air? Even if you are not a mountaineer, you may have been to a ski resort such as Uludağ or Kartalakaya, and if you have been away from the hotels' lights you wil know what I mean. The sky is amazingly clear and bright. Above 2500 metres, the misty areas are far below you, and the stars in the sky have a frightening splendour.
|
|
| 3. |
09 Dec 2007 Sun 10:04 pm |
|
thank u
|
|
| 4. |
10 Dec 2007 Mon 04:49 pm |
|
Göküyüzü siyah değildir.Her yer yıldızlarla doludur ve bunlardan gelen göz kamaştırıcı ışık dağın üzerindeki bembeyaz örtüde pırıl pırıl parlar.Hiç bu kadar aydınlık bir karanlıkla karşılaşmadığınızı düşÃ¼nürsünüz.Böyle havalarda,dağda dilediğiniz gibi yürüyebilir,uzak tepelerden rahatlıkla yönünüzü bulabilirsiniz.Hele bir de ay varsa kara düşen gölgenizle birlikte gerçek bir gündüz ortamında olduğunuzu sanabilirsiniz.
çadıra çekilme vakti gelmiştir.Sıcacık uyku tulumlarına girilmiş, ancak karla işiniz hala bitmemiştir. çadırın açık duran iç kapısından yarı beline kadar tulumdan çıkıp biraz önce topladığınız temiz karları hırıldayan ocağın üzerindeki tencereye atmaya başlarsınız.Kar,aslında dağda hayat demektir.Içeceğiniz çayların, kahvelerin suyunu kardan elde edersiniz.Bu suyun elde edilişi de inanılmaz ölçüde huzur vericidir.şehirde zamanı en hızlı ve en etkin olarak değerlendirmeye alışan insanlar için neredeyse bir tedavi gibidir.
|
|
|