Turkish Translation |
|
|
|
|
|
turkish to English please
|
| 1. |
29 Mar 2008 Sat 01:38 pm |
|
Ahmet Yesevi^nin gayretleriyle hem yerleşik bir hayat süren Ozbekler,Tacikler ve Karakalpaklar hem de göçebe bir hayat süren Kazak,Kırgız ve Türkmeneler arasında Islamiyet kök salmıştır.Islam^ın bayraktarlığını yapan Türk toplulukları,ruh ve gönül dünyalarını bu ulu zatın ve onun yolunda gidenlerin şiirleriyle beslemişlerdir.Yunus Emre^nin ve Mahdumkulu^nun şiirlerinde Ahmet Yesevi^yi hisetmemek mümkün değildir.Yesevi de Yunus da özüne bağlı kişiler oldukları için, gurur,kibir ve riya gibi olumsuzlukları insanlara yakıştırmazlar.Tasavvuf ehlinin miskin miskin oturmasının doğru olmadığını söyleyen Yesevi,bütün hayatı boyunca geçimini kaşık yontarak sağlamıştır.
|
|
| 2. |
29 Mar 2008 Sat 03:47 pm |
|
Quoting iki: Ahmet Yesevi^nin gayretleriyle hem yerleşik bir hayat süren Ozbekler,Tacikler ve Karakalpaklar hem de göçebe bir hayat süren Kazak,Kırgız ve Türkmeneler arasında Islamiyet kök salmıştır.Islam^ın bayraktarlığını yapan Türk toplulukları,ruh ve gönül dünyalarını bu ulu zatın ve onun yolunda gidenlerin şiirleriyle beslemişlerdir.Yunus Emre^nin ve Mahdumkulu^nun şiirlerinde Ahmet Yesevi^yi hisetmemek mümkün değildir.Yesevi de Yunus da özüne bağlı kişiler oldukları için, gurur,kibir ve riya gibi olumsuzlukları insanlara yakıştırmazlar.Tasavvuf ehlinin miskin miskin oturmasının doğru olmadığını söyleyen Yesevi,bütün hayatı boyunca geçimini kaşık yontarak sağlamıştır. |
Due to the efforts of Ahmet Yesevi, Islam took root amongst both the settled Özbeks, Tajiks and Karakalpaks, and the nomadic Kazakhs, Kirgiz and Türkmen. The Turkic societies who became the flag-bearers for Islam, nourished their spiritual and heart worlds with poems about this glory and those who were on this path. It is not possible to read the poems of Yunus Emre and Mahdumkulu without sensing Ahmet Yesevi. Because Yesevi and Yunus were men of integrity, they did not think that men should display negative characteristics such as pride, vanity and hypocrisy.
|
|
|