Welcome
Login:   Pass:     Register - Forgot Password - Resend Activation

Print view

de/da - 1

The "de/da" which is conjuntion is always written separately. No exception! This is the same for the other meanings as well. You´ll see in next lessons.

It concerns the component which locates in front of it. The situation is just this!

It obeys the major vowel harmony.

It never turns into another shape. For instance: di, do, dö, etc.

ben de (me too)

Ben geldim. (I came.)

Ben de geldim. (I came, too.)

 

Yarın okula gideceğim. (I will go to the school tomorrow.)

yarın da (tomorrow too)

Okula yarın da gideceğim. (I will go to the school tomorrow too.)

okula da (to the school as well)

Yarın okula da gideceğim. (I also will go to the school tomorrow.)

 

Ben yarın okula gideceğim. (I will go to the school tomorrow.)

Ben de yarın okula gideceğim. (I will go to the school tomorrow as well.)

Much clearer for emphasizing:

Yarın okula ben de gideceğim. (I will go to the school tomorrow as well.)

/Okula yarın ben de gideceğim.

 

It doesn´t matter, if you say "yarın okula" or "okula yarın". "ben de" is already in front of the predicate anyhow.

 

bulaşık, bulaşıklar (dishes)

yıkamak (to wash)

(1work, 2business, 3job, 4something to do)

 

bulaşık+lar(plural)+ı(accusative)

bulaşıkları da (the dishes too/as well (accusative))

 

Yemeği yedik. Bulaşıkları da yıkadık. Başka bir iş kalmadı. (We had the meal. We also washed the dishes. Nothing to do has remained.)

 

gelecek (next)

/its synonym: önümüzdeki (next (direct: the one which is in front of us))

hafta (week)

sınav (exam)

 

sınav+ı(poss.) var--------->sınavı var (s/he has exam)

 

Onun önümüzdeki hafta sınavı var. (S/he has an exam next week.)

=Önümüzdeki hafta sınavı var.

 

önümüzdeki hafta da (next week too)

Onun önümüzdeki hafta da sınavı var. (He has an exam next week too.)

sınavı da (his exam too)

Onun önümüzdeki hafta sınavı da var. (He also has an exam next week.)

onun da (his too)

Önümüzdeki hafta onun da sınavı var. (He has an exam next week as well.)

 

... de ... de (both ... and ...)

hem ... hem (de)* ...

*I wrote "de" inside a paranthesis, because it is optional to use it. Meaning doesn´t alter even if you don´t use.

 

Türkçe de Fince de (both Turkish and Finnish)

hem Türkçe hem Fince

 

annem de babam da (both my mother and father)

hem annem hem babam

 

Müzik de dinliyorum ders de çalışıyorum. (Both I am listening to music and studying lesson.)

Hem müzik dinliyorum hem ders çalışıyorum.

 

özel (1special, 2private), hastane (hospital), çalışmak (1to work, 2...3..4...)

kendi (own), sağlık (health), merkez (center)

 

sağlık merkez+i(poss.)----->sağlık merkezi (health center)

 

Özel bir hastanede de çalışıyor, kendi sağlık merkezi de var. (Both he is working at a private hospital and he has his own health center.)

=Hem özel bir hastanede çalışıyor hem de kendi sağlık merkezi var.

 

otobüs (bus), kamyon (lorry), sürmek (1to continue, 2to drive, 3..5.6..)

 

otobüs de kamyon da (both bus and lorry)

 

Otobüs de sürebilirim, kamyon da sürebilirim. (I can drive both bus and lorry.)

=Otobüs de sürebilirim kamyon da*.

=Otobüs de kamyon da sürebilirim. [this shape is correct as well, but people aren´t preferring it as much as the shape above*.]

=Hem otobüs hem de kamyon sürebilirim.

 

hasta (ill, sick), dışarı (outdoor), zaten (already), çıkmak (1to go out, 2...3.4.5..), istemek (to want)

 

Hem hastayım hem de zaten dışarı çıkmak istemiyorum. (Both I am ill and I already don´t want to go outside.)

dışarı çıkmak da (to go outside too)

=Hastayım. Zaten dışarı çıkmak da istemiyorum. (I´m ill. Already I also don´t want to go outside.)

 

uygun (ideal, suitable, acceptable), zayıf (1thin (antonym of "fat"), 2weak), güç (power, force), güçlü (1strong, 2powerful)

 

Sen bu iş için çok uygunsun, çünkü hem zayıfsın hem de güçlüsün. (You are very ideal for this work, because you are both thin and strong.)

=Sen bu iş için çok uygunsun, çünkü zayıfsın da güçlüsün de.

 

suçlu (guilty, crimeful), güçlü (strong)

 

hem suçlu hem güçlü : This is a phrase. It means that the fault/crime/mistake is very clear and who has that fault has no right to object.

 

Konuşma! Hem suçlusun hem güçlüsün. (Don´t speak! You are all crimeful.)


kosara and keepersky liked this lesson


View all intermediate level lessons in this class - The GRAMMAR Garden OF MEHMET111

View all lessons in this class - The GRAMMAR Garden OF MEHMET111

View All Turkish Classes




Turkish Dictionary
Turkish Chat
Open mini chat
New in Forums
Intermediate (B1) to upper-intermediate (B...
qdemir: ...
Why yer gördüm but yeri geziyorum
HaydiDeer: Thank you very much, makes perfect sense!
Etmeyi vs etmek
HaydiDeer: Thank you very much!
Görülmez vs görünmiyor
HaydiDeer: Thank you very much, very well explained!
Içeri and içeriye
HaydiDeer: Thank you very much for the detailed ...
Present continous tense
HaydiDeer: Got it, thank you!
Hic vs herhangi, degil vs yok
HaydiDeer: Thank you very much!
Rize Artvin Airport Transfer - Rize Tours
rizetours: Dear Guest; In order to make your Black Sea trip more enjoyable, our c...
What does \"kabul ettiğini\" mean?
HaydiDeer: Thank you very much for the detailed ...
Random Pictures of Turkey
Most liked