Welcome
Login:   Pass:     Register - Forgot Password - Resend Activation

Turkish Class Forums / Turkish Poetry and Literature

Turkish Poetry and Literature

Add reply to this discussion
Moderators: libralady, sonunda
Ümit Yaşar Oğuzcan - Bildiğim Bir Şarkı Var
(22 Messages in 3 pages - View all)
1 2 [3]
20.       deer
166 posts
 26 Dec 2006 Tue 03:11 pm

Quoting SuiGeneris:

Quoting deer:

what is it you try to forget Sui? Hold on to your memories but move forward into the New Year - God Bless You


its not a matter of my trying to forget sth or not...
i have an elephant memory... i dont forget anything i am afraid

just a simple translation for the persons intereseted in Turkish Language and Literature...
thank you for your wishes, everything is ok here worry not



That's good to know ......Happy New Year Trunky

21.       SuiGeneris
3922 posts
 27 Dec 2006 Wed 02:33 pm

ALTINCI MEKTUP
Sixth Letter


Bir gün bir yalnızlığa düştüm yine. Başımı
ellerimin arasına aldım, sessizce ağlamaya başladım .
Önümde yarıya gelmiş bir konyak şişesi 'beni iç'
diye fısıldıyordu, 'beni iç'. Sonra yalvarmaya başladı:
'Ne olur' dedi 'ne olur haydi iç beni'.

One day, again i dropped in loneliness. I
took my head between my hands, i started to cry silently.
In front of me, a half cognac bottle , as 'drink me',
was whispering, 'drink me'. Then it started to beg:
'Please' it said, 'Please drink me now'.


Bir bardak doldurdum, tepeme diktim .
Şişe rahatladı, sustu. Hani ellerimiz birbirine
değince nasıl oluyorduk? İşte öyle oldum .
Hani bakışlarımız buluştuğu zaman, bir başka
türlü atması vardı yüreklerimizin. Onu hatırladım .

I filled a glass, and i tossed it down it one swing
The bottle got relaxed, kept silence. You know how we feel
when our hands touch eachother? I felt like that.
You know how our hearts beat differently, when
our looks meet eachother. I remembered that.


Sonra bir tren hareket etti. Sabahtı. Karşıkarşıyaydık .
Konuşuyorduk. Ben sevmek diyordum durmadan.
Gözlerim gözlerine soruyordu: 'seviyor musun?' diye.
Hep evet diyordu gözlerin, ellerin, dudakların hep
evet diyordu. Oysa ki, bir çok hayır diyen insan vardı
çevremizde. Örneğin: bir çocuk hayır, diyordu, bir kadın,
bir adam ve bir başkası, bir başkası hayır diyordu.
Hayır'lar arasında ezilmeğe mahkûmdu evet'lerimiz .

And then a train moved. It was morning. We were face to face.
We were talking. I was saying 'to love' without taking a breath.
My eyes were asking yours: as 'do you love me?'
They were always saying 'yes', your hands, your lips always
saying 'yes'. However, there were lots of people who say 'no'
around us. For instance: a child was saying, no, a woman,
a man, and another one, another more was saying no.
Our 'yes's were senteced to be beaten between 'no's.


Tren ilerliyordu. Gözlerin gözlerime soruyordu
ne olacak diye. Sigara üstüne sigara yakıyordum,
kadeh kadeh içki içiyordum, fakat bilmiyordum
ben de ne olacağını. Bizi sürükleyen bir akıntıydı.
Durduramazdık onu, hükmedemezdik ona.
Bir anafora rastlayıp yok oluncaya kadar akıp
gidecektik işte. Peki anafor nerdeydi? Uzak mıydı?
Belki çok yakındı kimbilir. Biz onu
göremiyecektik. O, gözlerimizi kör ettikten sonra
saracaktı bizi buz gibi kollarıyla.

The train was moving ahead. Your eyes were asking mines.
What will happen? I was smoking over and over,
drinking glass over glass, however i didnt know
what will happen neither. It was a flow that carry us.
We couldnt stop it, we couldnt rule it.
Till we get lost with meeting an eddy,
we were going to flow. So where was the eddy? Was if far?
Maybe it was so close who knows. We wouldnt see it, After,
it made our eyes blind, it would embrace us with its cold arms.


Tren ilerliyordu. Pencereden deniz görünüyordu.
Denize akşam güneşi vurmuştu. Renk renk
kayıklar gördük kıyılarda. Denize taş atan çocuklar
gördük. Uzakta bir balıkçı ağlarını topluyordu.

The train was moving ahead. The sea was seen over window.
The evening sun has hit the sea. colorful
caiques we saw on shores. Children throw stone to the sea,
we saw. At far a fisherman was gathering his fishnet.


Ve tren ilerliyordu. Kadere yaklaşıyorduk .
Bir alacakaranlık bastı zamanı. Gözlerim gözlerindeydi.
Ellerini tuttum, titredin. Acı acı bir düdük öttü.
Bir şeyler koptu içimizden.

And the train was moving ahead. We were reaching to destiny.
A twilight covered the time. My eyes were in yours.
I hold your hands, you shook. Bitterly a whistle blew.
Somethings has broken inside of us.


Sonra tren durdu, indik, yollarımız ayrı ayrıydı.
Şimdi, o gün verdiğin yalnızlığı yaşıyorum .

Then the train stopped, we got off, our ways were differently.
Now, i am living the loneliness you gave me that day.


ÃœMİT YAŞAR OĞUZCAN



Actually i didnt go anywhere...
if you... if you look at your back once...
you will see where i am...
i told you... nowhere to go...
there is no different way...
they are lying...
the world is sphere you know...
where ever you go...
we will meet...
somehow...
someday...
wont you look once back at you?

22.       SuiGeneris
3922 posts
 04 Jan 2007 Thu 01:51 pm

UNUTULMAYANLAR
Unforgettables


Biliyorum, unutamayacaksın!
Ağır ağır geçecek mevsimler,
Bir bir ağaracak saçının telleri
Solacak albümde eski resimler.

I know, you will not be able to forget!
Slowly, the seasons will pass,
One by one, your hair will turn to grey
The old pictures in the album will fade.


Beni hatırladıkça için ürperecek,
Boşanan gözyaşlarını tutamıyacaksın.
Boşuna zorlama kendini, sevdiğim;
Biliyorum, unutamayacaksın.

While you remember me your inside will shudder,
You will not be able to hold your tears falling apart
Do not force yourself in vain, my beloved;
I know, you will not be able to forget


Ve biliyorsun, ben de unutamayacağım,
Eskimeyecek içimde sana ait ne varsa
ŞÃ¶hretmiş, servetmiş herşey geçiyor, inan
Dostluklar ve sevgiler kalıyor, kalırsa.

And you know, i also will not be able to forget,
It will not get old, what i have inside of me belong to you
Fame, wealth everything is passing, believe me
The friendship and love remains, if it will remain.


Sen benim gökyüzümdün, denizim, toprağımdın,
Şimdi bir hatıra olamazsın belirsiz, uzak
Biliyorsun bazı şeyler vardır elimizde olmayan
İşte öyle imkansız birşey seni unutmak.

You were my sky, my sea, my earth,
Now, you cannot be only a memory, dim and distant
You know there are things that are not up to us
And it is that impossible thing to forget you.


Zannetme ki herşey bitti sevdiğim;
Birgün yeşerecek şu sararmış yapraklar.
Ve bundan sonra kim severse dünyada;
Seni ve beni hatırlayacaklar

Do not suppose that everything has ended my beloved;
Someday, those paled leaves will turn into green
And then, whoever loves in this earth;
Will remember You and I...


ÃœMİT YAŞAR OĞUZCAN


never ending journey you are...
and you guide my way with your brightness...
i am coming...

(22 Messages in 3 pages - View all)
1 2 [3]
Add reply to this discussion




Turkish Dictionary
Turkish Chat
Open mini chat
New in Forums
TLC servers hacked, all user emails & pass...
admin: We removed the user password data from the servers until the issue is ...
E-T: It´s one of the things on my bu...
gokuyum: No. It doesnt make sense. You can say ... yapmak istediğim bi...
T-E
og2009: DÜNYA TOPLUMU VE FELSEFE ... okul ... felsefe ... ....
Holidays in Turkey
: ...
24 HOUR FLASH SALE for learning Turkish e-...
qdemir: ...
Grammar Textbook
qdemir: ...
E-T: I see you have done this before?
harp00n: Bunu ... daha önce de ... Bu konuda iyi olduğun ç...
T-E
og2009: ...
T-E
og2009: ...
coronavirus
og2009: ...
OUR FRIENDS
og2009: ...
Coronavirus
harp00n: ...
Random Pictures of Turkey
Add thumbnails like this to your site
Most commented