Welcome
Login:   Pass:     Register - Forgot Password - Resend Activation

Forum Messages Posted by iki

(104 Messages in 11 pages - View all)
1 2 3 4 5 6 7 [8] 9 10 11


Thread: eng to tr.

71.       iki
104 posts
 09 Dec 2007 Sun 08:48 pm

Erciyes`teki çığ korkusunun üzerinden uzun zaman geçmişti.Anadolu platosundaki dağların kar durumlarıyla ilgili çok daha iyi bilgilere sahip oluyorduk.örneğin,pek çok yıl yağış,geç ve yavaş yavaş geliyordu.Kasım veya aralık ayında dağa gittiğimizde her yanı karla kaplı görürduk,ama çok fazla yığılmayla karşılaşmıyorduk.Eğer şansımıza,son yağışın üstünden üç dört gün de geçmişse,yapılan gezinin tadına doyum olmuyordu.Ayağımızdaki kramponların sadece uçların saplanabildiği,aşırı dik olmayan eğimlerde kendimizi bir balerin kadar hoş hissediyorduk.Sırtımızda tüm yiyecek ve kamp yükümüzle doyasıya yürüyor, tırmanıyor,erken gelen kış akşamı tam bastırmadan kampımızı kurup çadırımıza çekiliyorduk.Hiç açık havada ciddi bir kış gecesi yaşadınız mı?Dağcı değilseniz bile,Uludağ veya Kartalakaya gibi kayak merkezlerinde,otellerin ışıklarından uzaklarda ne demek istediğimi anlayabilirsiniz.Gökyüzü akıl almaz bir parlaklıkta olur.2500 metre civarına yükseldikten sonra havanın su buharıyla en yoğun olan bölümü aşağılarda kalmış ve gökteki yıdızılar ürkütücü bir ihtişama bürünmüş olur.



Thread: From Turkish to English pls!

72.       iki
104 posts
 09 Dec 2007 Sun 08:29 pm

Bir daha şubat ayında o kadar yığılmış yerlere pek gitmedim.Ama,zaman içinde Anadolu`nun karlarıyla aramda başka türlü ilişkiler de başlamıştı.Doğanın yarattığı bu harika ^madde^, eğer doğru yaklaşılırsa çok dost da olabiliyordu.Bir kış, Istanul`la Ankara arasında kalan Bolu dağlarında 2000 metre civarında, bir yamaca yığılmış geniş bir kar kütlesini oyup içinde tam yedi gece yattık.Bütün içgüdülerimize ve çocuklukta bize öğretilenlere ters düşÃ¼yorsa da kar çok sıcak tutuyordu.Kar mağaramızın içinde kazaklarımızla keyifle otururken dışarıdaki fırtınayı hiç duymuyor,eksi yirmi dereceye kadar düşen sıcaklığın farkına bile varmıyorduk.Kar,bizi dışarının düşmansı yalnızlığından koruyordu.Bu kamtan aklımda kalan noktalar,içerideki sessizlik,genzi yakan, ama hafif hafif duyulan bir koku ve gündüz içeriye vuran garip bir mavililti.



Thread: tr-eng

73.       iki
104 posts
 04 Dec 2007 Tue 07:42 pm

tnx, ve Karlar altinda Anadolu?



Thread: tr-eng

74.       iki
104 posts
 04 Dec 2007 Tue 05:44 pm

KAR ALTINDA ANADOLU



Thread: turk.to eng. pls pls pls

75.       iki
104 posts
 02 Dec 2007 Sun 12:07 am

Quoting iki:

çOçukken bütün yaşıtlarım gibi,kartopu oynamaktan ve kardan adam yapmaktan büyük zevk alırdım.Yaşadığım şehir olan Istanbula kışın birkaç kez kar yağar,her seferinde çocuklar tarafından özel bir olay gibi kutlanirdı.Genellikle yağış,sabaha karşı,hepimiz yataklarımızda mışıl mışıl uyurken başlardı.Sonra uyandığımızda hemen bir şeylerin farklı olduğunu anlardık.Kalabalık bir şehrin en büyük özeliği olan gürültü,böyle sabahlarda pek duyulmazdı.Sevinçle cama koşar ve sabahın yarı aydınlığında,bembeyaz yolda sessiz adimlarla yürümeye çalışanları görürdük.Karın bu keyfili dönemi öğleye kadar sürer,öğleden sonra açan güneşle birlikte ,gök maviye dönerken yeryüzu soğuk bir çamura bulanırdı.Senaryonun her zaman böyle işlemesi gerekmiyordu.Bazen öğleden sonra güneş açmaz kar olança şidetliye yağmaya devam eder,hatta bu bayramdan çocuklar daha fazla yaranlansın diye valiğin okullarıtatil ettiği bile olurdu.Istanbul gibi ,denizin tüm yumuşatıcı etkisine sahip sahil şehrinde yetişen bit çocuk olarak karla ilişkim işte böyleydi.Yıılar sonra yaşadığım garip bir olay.Istanbula yağan masum karla aramdaki tüm sevgiyi bitirdi.Anadolunun yüksek volkanlarından biri olan Erciyesin kuzey buzulunun üzerinde,3750 metre civarında olmalıydık.Zirveye de çok az kalmıştı.Grup halinde tırmanıştayken.kendimi çok sert olamayan bir tokat yemiş gibi hisettim.Neye tığradğımı anlamamıştım.öNümdekilere baktım,hepsi de şaşkın ve yarı bellerine kadar kara batmış haldeydiler.O anda neler olduğunu yavaş yavaş fark ediyorum.Yüz metre kadar üzerimizde geniş,ama kütlesi fazla olamayan bir kar balkonu kırılıp tepemize düşmüştu.Ekip rehberimiz Keşif Aladaglı yı izliyordum.Tek sıra halindeydik.En önde duruyordu.Sola doğru birkaç adım attı ve kalakaldı.Istanbulda deniz kıyısında değildik,sanırım buradaki kar da hiç aliştıklarımızda benzemiyordu.Her tarafı kar içindeki grubumuz 45 derecelik bir eğimde,yerinden kıpırdayamaz bir halde bekliyordu.Rehberimiz sesini yükseltmeden "Ipe bağlanalım"dedi.Altımızdaki kar kütlesinden garip sesler geliyordu.Karın şu ana kadar bizleri tutmuş olması da belki sadece bir mucizeydi.Yavaş yavaş inişe başladık.O anda kardan da çığdan da çok fazla korkmuyordum.çığ korkusu içime sonradan yavaş yavaş işledi.



Thread: Tr-En please

76.       iki
104 posts
 01 Dec 2007 Sat 09:36 pm

çOçukken bütün yaşıtlarım gibi,kartopu oynamaktan ve kardan adam yapmaktan büyük zevk alırdım.Yaşadığım şehir olan Istanbula kışın birkaç kez kar yağar,her seferinde çocuklar tarafından özel bir olay gibi kutlanirdı.Genellikle yağış,sabaha karşı,hepimiz yataklarımızda mışıl mışıl uyurken başlardı.Sonra uyandığımızda hemen bir şeylerin farklı olduğunu anlardık.Kalabalık bir şehrin en büyük özeliği olan gürültü,böyle sabahlarda pek duyulmazdı.Sevinçle cama koşar ve sabahın yarı aydınlığında,bembeyaz yolda sessiz adimlarla yürümeye çalışanları görürdük.Karın bu keyfili dönemi öğleye kadar sürer,öğleden sonra açan güneşle birlikte ,gök maviye dönerken yeryüzu soğuk bir çamura bulanırdı.Senaryonun her zaman böyle işlemesi gerekmiyordu.Bazen öğleden sonra güneş açmaz kar olança şidetliye yağmaya devam eder,hatta bu bayramdan çocuklar daha fazla yaranlansın diye valiğin okullarıtatil ettiği bile olurdu.Istanbul gibi ,denizin tüm yumuşatıcı etkisine sahip sahil şehrinde yetişen bit çocuk olarak karla ilişkim işte böyleydi.Yıılar sonra yaşadığım garip bir olay.Istanbula yağan masum karla aramdaki tüm sevgiyi bitirdi.Anadolunun yüksek volkanlarından biri olan Erciyesin kuzey buzulunun üzerinde,3750 metre civarında olmalıydık.Zirveye de çok az kalmıştı.Grup halinde tırmanıştayken.kendimi çok sert olamayan bir tokat yemiş gibi hisettim.Neye tığradğımı anlamamıştım.öNümdekilere baktım,hepsi de şaşkın ve yarı bellerine kadar kara batmış haldeydiler.O anda neler olduğunu yavaş yavaş fark ediyorum.Yüz metre kadar üzerimizde geniş,ama kütlesi fazla olamayan bir kar balkonu kırılıp tepemize düşmüştu.Ekip rehberimiz Keşif Aladaglı yı izliyordum.Tek sıra halindeydik.En önde duruyordu.Sola doğru birkaç adım attı ve kalakaldı.Istanbulda deniz kıyısında değildik,sanırım buradaki kar da hiç aliştıklarımızda benzemiyordu.Her tarafı kar içindeki grubumuz 45 derecelik bir eğimde,yerinden kıpırdayamaz bir halde bekliyordu.Rehberimiz sesini yükseltmeden "Ipe bağlanalım"dedi.Altımızdaki kar kütlesinden garip sesler geliyordu.Karın şu ana kadar bizleri tutmuş olması da belki sadece bir mucizeydi.Yavaş yavaş inişe başladık.O anda kardan da çığdan da çok fazla korkmuyordum.çığ korkusu içime sonradan yavaş yavaş işledi.



Thread: turk/eng luften

77.       iki
104 posts
 01 Dec 2007 Sat 05:53 pm

Sevinçle cama koşar ve sabahın yarı aydınlığında,bembeyaz yolda sessiz adimlarla yürümeye çalışanları görürdük.Karın bu keyfili dönemi öğleye kadar sürer,öğleden sonra açan güneşle birlikte ,gök maviye dönerken yeryüzu soğuk bir çamura bulanırdı.Senaryonun her zaman böyle işlemesi gerekmiyordu.Bazen öğleden sonra güneş açmaz kar olança şidetliye yağmaya devam eder,hatta bu bayramdan çocuklar daha fazla yaranlansın diye valiğin okullarıtatil ettiği bile olurdu



Thread: T to E please

78.       iki
104 posts
 01 Dec 2007 Sat 05:52 pm

Ekip rehberimiz Keşif Aladaglı yı izliyordum.Tek sıra halindeydik.En önde duruyordu.Sola doğru birkaç adım attı ve kalakaldı.Istanbulda deniz kıyısında değildik,sanırım buradaki kar da hiç aliştıklarımızda benzemiyordu.Her tarafı kar içindeki grubumuz 45 derecelik bir eğimde,yerinden kıpırdayamaz bir halde bekliyordu.Rehberimiz sesini yükseltmeden "Ipe bağlanalım"dedi.Altımızdaki kar kütlesinden garip sesler geliyordu.Karın şu ana kadar bizleri tutmuş olması da belki sadece bir mucizeydi.Yavaş yavaş inişe başladık.O anda kardan da çığdan da çok fazla korkmuyordum.çığ korkusu içime sonradan yavaş yavaş işledi.



Thread: turk.to eng. pls pls pls

79.       iki
104 posts
 01 Dec 2007 Sat 01:11 pm

çOçukken bütün yaşıtlarım gibi,kartopu oynamaktan ve kardan adam yapmaktan büyük zevk alırdım.Yaşadığım şehir olan Istanbula kışın birkaç kez kar yağar,her seferinde çocuklar tarafından özel bir olay gibi kutlanirdı.Genellikle yağış,sabaha karşı,hepimiz yataklarımızda mışıl mışıl uyurken başlardı.Sonra uyandığımızda hemen bir şeylerin farklı olduğunu anlardık.Kalabalık bir şehrin en büyük özeliği olan gürültü,böyle sabahlarda pek duyulmazdı.Sevinçle cama koşar ve sabahın yarı aydınlığında,bembeyaz yolda sessiz adimlarla yürümeye çalışanları görürdük.Karın bu keyfili dönemi öğleye kadar sürer,öğleden sonra açan güneşle birlikte ,gök maviye dönerken yeryüzu soğuk bir çamura bulanırdı.Senaryonun her zaman böyle işlemesi gerekmiyordu.Bazen öğleden sonra güneş açmaz kar olança şidetliye yağmaya devam eder,hatta bu bayramdan çocuklar daha fazla yaranlansın diye valiğin okullarıtatil ettiği bile olurdu.Istanbul gibi ,denizin tüm yumuşatıcı etkisine sahip sahil şehrinde yetişen bit çocuk olarak karla ilişkim işte böyleydi.Yıılar sonra yaşadığım garip bir olay.Istanbula yağan masum karla aramdaki tüm sevgiyi bitirdi.Anadolunun yüksek volkanlarından biri olan Erciyesin kuzey buzulunun üzerinde,3750 metre civarında olmalıydık.Zirveye de çok az kalmıştı.Grup halinde tırmanıştayken.kendimi çok sert olamayan bir tokat yemiş gibi hisettim.Neye tığradğımı anlamamıştım.öNümdekilere baktım,hepsi de şaşkın ve yarı bellerine kadar kara batmış haldeydiler.O anda neler olduğunu yavaş yavaş fark ediyorum.Yüz metre kadar üzerimizde geniş,ama kütlesi fazla olamayan bir kar balkonu kırılıp tepemize düşmüştu.Ekip rehberimiz Keşif Aladaglı yı izliyordum.Tek sıra halindeydik.En önde duruyordu.Sola doğru birkaç adım attı ve kalakaldı.Istanbulda deniz kıyısında değildik,sanırım buradaki kar da hiç aliştıklarımızda benzemiyordu.Her tarafı kar içindeki grubumuz 45 derecelik bir eğimde,yerinden kıpırdayamaz bir halde bekliyordu.Rehberimiz sesini yükseltmeden "Ipe bağlanalım"dedi.Altımızdaki kar kütlesinden garip sesler geliyordu.Karın şu ana kadar bizleri tutmuş olması da belki sadece bir mucizeydi.Yavaş yavaş inişe başladık.O anda kardan da çığdan da çok fazla korkmuyordum.çığ korkusu içime sonradan yavaş yavaş işledi.



Thread: I need help with a page of text

80.       iki
104 posts
 30 Nov 2007 Fri 11:30 pm

çOçukken bütün yaşıtlarım gibi,kartopu oynamaktan ve kardan adam yapmaktan büyük zevk alırdım.Yaşadığım şehir olan Istanbula kışın birkaç kez kar yağar,her seferinde çocuklar tarafından özel bir olay gibi kutlanirdı.Genellikle yağış,sabaha karşı,hepimiz yataklarımızda mışıl mışıl uyurken başlardı.Sonra uyandığımızda hemen bir şeylerin farklı olduğunu anlardık.Kalabalık bir şehrin en büyük özeliği olan gürültü,böyle sabahlarda pek duyulmazdı.Sevinçle cama koşar ve sabahın yarı aydınlığında,bembeyaz yolda sessiz adimlarla yürümeye çalışanları görürdük.Karın bu keyfili dönemi öğleye kadar sürer,öğleden sonra açan güneşle birlikte ,gök maviye dönerken yeryüzu soğuk bir çamura bulanırdı.Senaryonun her zaman böyle işlemesi gerekmiyordu.Bazen öğleden sonra güneş açmaz kar olança şidetliye yağmaya devam eder,hatta bu bayramdan çocuklar daha fazla yaranlansın diye valiğin okullarıtatil ettiği bile olurdu.Istanbul gibi ,denizin tüm yumuşatıcı etkisine sahip sahil şehrinde yetişen bit çocuk olarak karla ilişkim işte böyleydi.Yıılar sonra yaşadığım garip bir olay.Istanbula yağan masum karla aramdaki tüm sevgiyi bitirdi.Anadolunun yüksek volkanlarından biri olan Erciyesin kuzey buzulunun üzerinde,3750 metre civarında olmalıydık.Zirveye de çok az kalmıştı.Grup halinde tırmanıştayken.kendimi çok sert olamayan bir tokat yemiş gibi hisettim.Neye tığradğımı anlamamıştım.öNümdekilere baktım,hepsi de şaşkın ve yarı bellerine kadar kara batmış haldeydiler.O anda neler olduğunu yavaş yavaş fark ediyorum.Yüz metre kadar üzerimizde geniş,ama kütlesi fazla olamayan bir kar balkonu kırılıp tepemize düşmüştu.Ekip rehberimiz Keşif Aladaglı yı izliyordum.Tek sıra halindeydik.En önde duruyordu.Sola doğru birkaç adım attı ve kalakaldı.Istanbulda deniz kıyısında değildik,sanırım buradaki kar da hiç aliştıklarımızda benzemiyordu.Her tarafı kar içindeki grubumuz 45 derecelik bir eğimde,yerinden kıpırdayamaz bir halde bekliyordu.Rehberimiz sesini yükseltmeden "Ipe bağlanalım"dedi.Altımızdaki kar kütlesinden garip sesler geliyordu.Karın şu ana kadar bizleri tutmuş olması da belki sadece bir mucizeydi.Yavaş yavaş inişe başladık.O anda kardan da çığdan da çok fazla korkmuyordum.çığ korkusu içime sonradan yavaş yavaş işledi



(104 Messages in 11 pages - View all)
1 2 3 4 5 6 7 [8] 9 10 11



Turkish Dictionary
Turkish Chat
Open mini chat
New in Forums
Test Your Turkish Level
qdemir: Test your Turkish level ... ... C1) with free online tests — no ...
Crossword Vocabulary Puzzles for Turkish L...
qdemir: You can view and solve several of the puzzles online at ...
Giriyor vs Geliyor.
lrnlang: Thank you for the ...
Local Ladies Ready to Play in Your City
nifrtity: my accout was stolen or what I ... write that
Geçmekte vs. geçiyor?
Hoppi: ... and ... has almost the same meaning. They are both mean "i...
Intermediate (B1) to upper-intermediate (B...
qdemir: View at ...
Random Pictures of Turkey
Most liked