Welcome
Login:   Pass:     Register - Forgot Password - Resend Activation

Forum Messages Posted by iki

(104 Messages in 11 pages - View all)
1 2 3 4 5 6 7 8 [9] 10 11


Thread: turk/ eng plsssssssssss

81.       iki
104 posts
 30 Nov 2007 Fri 11:29 pm

çOçukken bütün yaşıtlarım gibi,kartopu oynamaktan ve kardan adam yapmaktan büyük zevk alırdım.Yaşadığım şehir olan Istanbula kışın birkaç kez kar yağar,her seferinde çocuklar tarafından özel bir olay gibi kutlanirdı.Genellikle yağış,sabaha karşı,hepimiz yataklarımızda mışıl mışıl uyurken başlardı.Sonra uyandığımızda hemen bir şeylerin farklı olduğunu anlardık.Kalabalık bir şehrin en büyük özeliği olan gürültü,böyle sabahlarda pek duyulmazdı.Sevinçle cama koşar ve sabahın yarı aydınlığında,bembeyaz yolda sessiz adimlarla yürümeye çalışanları görürdük.Karın bu keyfili dönemi öğleye kadar sürer,öğleden sonra açan güneşle birlikte ,gök maviye dönerken yeryüzu soğuk bir çamura bulanırdı.Senaryonun her zaman böyle işlemesi gerekmiyordu.Bazen öğleden sonra güneş açmaz kar olança şidetliye yağmaya devam eder,hatta bu bayramdan çocuklar daha fazla yaranlansın diye valiğin okullarıtatil ettiği bile olurdu.Istanbul gibi ,denizin tüm yumuşatıcı etkisine sahip sahil şehrinde yetişen bit çocuk olarak karla ilişkim işte böyleydi.Yıılar sonra yaşadığım garip bir olay.Istanbula yağan masum karla aramdaki tüm sevgiyi bitirdi.Anadolunun yüksek volkanlarından biri olan Erciyesin kuzey buzulunun üzerinde,3750 metre civarında olmalıydık.Zirveye de çok az kalmıştı.Grup halinde tırmanıştayken.kendimi çok sert olamayan bir tokat yemiş gibi hisettim.Neye tığradğımı anlamamıştım.öNümdekilere baktım,hepsi de şaşkın ve yarı bellerine kadar kara batmış haldeydiler.O anda neler olduğunu yavaş yavaş fark ediyorum.Yüz metre kadar üzerimizde geniş,ama kütlesi fazla olamayan bir kar balkonu kırılıp tepemize düşmüştu.Ekip rehberimiz Keşif Aladaglı yı izliyordum.Tek sıra halindeydik.En önde duruyordu.Sola doğru birkaç adım attı ve kalakaldı.Istanbulda deniz kıyısında değildik,sanırım buradaki kar da hiç aliştıklarımızda benzemiyordu.Her tarafı kar içindeki grubumuz 45 derecelik bir eğimde,yerinden kıpırdayamaz bir halde bekliyordu.Rehberimiz sesini yükseltmeden "Ipe bağlanalım"dedi.Altımızdaki kar kütlesinden garip sesler geliyordu.Karın şu ana kadar bizleri tutmuş olması da belki sadece bir mucizeydi.Yavaş yavaş inişe başladık.O anda kardan da çığdan da çok fazla korkmuyordum.çığ korkusu içime sonradan yavaş yavaş işledi



Thread: this is a little bit long... t 2 e please.... some characters are hard to understand...tsk

82.       iki
104 posts
 30 Nov 2007 Fri 03:15 pm

çOçukken bütün yaşıtlarım gibi,kartopu oynamaktan ve kardan adam yapmaktan büyük zevk alırdım.Yaşadığım şehir olan Istanbula kışın birkaç kez kar yağar,her seferinde çocuklar tarafından özel bir olay gibi kutlanirdı.Genellikle yağış,sabaha karşı,hepimiz yataklarımızda mışıl mışıl uyurken başlardı.Sonra uyandığımızda hemen bir şeylerin farklı olduğunu anlardık.Kalabalık bir şehrin en büyük özeliği olan gürültü,böyle sabahlarda pek duyulmazdı.Sevinçle cama koşar ve sabahın yarı aydınlığında,bembeyaz yolda sessiz adimlarla yürümeye çalışanları görürdük.Karın bu keyfili dönemi öğleye kadar sürer,öğleden sonra açan güneşle birlikte ,gök maviye dönerken yeryüzu soğuk bir çamura bulanırdı.Senaryonun her zaman böyle işlemesi gerekmiyordu.Bazen öğleden sonra güneş açmaz kar olança şidetliye yağmaya devam eder,hatta bu bayramdan çocuklar daha fazla yaranlansın diye valiğin okullarıtatil ettiği bile olurdu.Istanbul gibi ,denizin tüm yumuşatıcı etkisine sahip sahil şehrinde yetişen bit çocuk olarak karla ilişkim işte böyleydi.Yıılar sonra yaşadığım garip bir olay.Istanbula yağan masum karla aramdaki tüm sevgiyi bitirdi.Anadolunun yüksek volkanlarından biri olan Erciyesin kuzey buzulunun üzerinde,3750 metre civarında olmalıydık.Zirveye de çok az kalmıştı.Grup halinde tırmanıştayken.kendimi çok sert olamayan bir tokat yemiş gibi hisettim.Neye tığradğımı anlamamıştım.öNümdekilere baktım,hepsi de şaşkın ve yarı bellerine kadar kara batmış haldeydiler.O anda neler olduğunu yavaş yavaş fark ediyorum.Yüz metre kadar üzerimizde geniş,ama kütlesi fazla olamayan bir kar balkonu kırılıp tepemize düşmüştu.Ekip rehberimiz Keşif Aladaglı yı izliyordum.Tek sıra halindeydik.En önde duruyordu.Sola doğru birkaç adım attı ve kalakaldı.Istanbulda deniz kıyısında değildik,sanırım buradaki kar da hiç aliştıklarımızda benzemiyordu.Her tarafı kar içindeki grubumuz 45 derecelik bir eğimde,yerinden kıpırdayamaz bir halde bekliyordu.Rehberimiz sesini yükseltmeden "Ipe bağlanalım"dedi.Altımızdaki kar kütlesinden garip sesler geliyordu.Karın şu ana kadar bizleri tutmuş olması da belki sadece bir mucizeydi.Yavaş yavaş inişe başladık.O anda kardan da çığdan da çok fazla korkmuyordum.çığ korkusu içime sonradan yavaş yavaş işledi.



Thread: PLEASE, TURKISH TO ENGLISH

83.       iki
104 posts
 30 Oct 2007 Tue 11:57 pm

THX a lot for the translation



Thread: PLEASE, TURKISH TO ENGLISH

84.       iki
104 posts
 29 Oct 2007 Mon 11:29 pm

Türmenler, söz kadar, hatta bazen sözden daha fazla saza önem veriyorlar.Kimi bahşılar,dutarı mükemmel çalıyor adeta bu çalglyl konustuyorlar. Turkmenler bu calgInIn dilinden anlıyor,kendilerinden geçercesine dinliyorlar.Bu durumu Azebaycanda da görmüştük.Sesi olmayan, ama sazı çok iyi çalan Aşık Adalet,bütün Azeri Türklerinin en büyuk sanatçısı durumundaydı.Türmenlerde de böyle halk sanatçıları var:bunlar türkü okumuyorlar,sadece dutarın tellerini yönledirecek özgün melodiler yaratıyorlar.Türmen halk çalgıları arasında "deprek","tüydük"(ney-kaval)ve ağızda çalınan kücük, basit bir medenden yapılan "gopuz" da bulunmaktadır.Yukarıda da değindiğimiz "gıycak"ı çalan Turkmen halk sanatçılarını gördükten sonra,Adananın Feke ilçesinde görüp tanıdığımız Kör Ali'yi hatırladık.Kemanı kemençe gibi çalarak Karaoğlan okuyan Kör Ali çalgısından bu "gıycak"ın sesini çıkartır ve adeta Türkmenistanlı bahşılarin okuduğu biçimde okurdu.Türkmen bahşıları,genelikle Mahdumkulu,Zelili,Kemini,Meteci ve Mollanepes gibi söz ustalarının eserlerini okumaktadırlar.
Short Translation please



Thread: soryy just a few more

85.       iki
104 posts
 29 Oct 2007 Mon 11:29 pm

Türmenler, söz kadar, hatta bazen sözden daha fazla saza önem veriyorlar.Kimi bahşılar,dutarı mükemmel çalıyor adeta bu çalglyl konustuyorlar. Turkmenler bu calgInIn dilinden anlıyor,kendilerinden geçercesine dinliyorlar.Bu durumu Azebaycanda da görmüştük.Sesi olmayan, ama sazı çok iyi çalan Aşık Adalet,bütün Azeri Türklerinin en büyuk sanatçısı durumundaydı.Türmenlerde de böyle halk sanatçıları var:bunlar türkü okumuyorlar,sadece dutarın tellerini yönledirecek özgün melodiler yaratıyorlar.Türmen halk çalgıları arasında "deprek","tüydük"(ney-kaval)ve ağızda çalınan kücük, basit bir medenden yapılan "gopuz" da bulunmaktadır.Yukarıda da değindiğimiz "gıycak"ı çalan Turkmen halk sanatçılarını gördükten sonra,Adananın Feke ilçesinde görüp tanıdığımız Kör Ali'yi hatırladık.Kemanı kemençe gibi çalarak Karaoğlan okuyan Kör Ali çalgısından bu "gıycak"ın sesini çıkartır ve adeta Türkmenistanlı bahşılarin okuduğu biçimde okurdu.Türkmen bahşıları,genelikle Mahdumkulu,Zelili,Kemini,Meteci ve Mollanepes gibi söz ustalarının eserlerini okumaktadırlar.
Short Translation please



Thread: turkcce = english lutfen

86.       iki
104 posts
 29 Oct 2007 Mon 11:28 pm

Türmenler, söz kadar, hatta bazen sözden daha fazla saza önem veriyorlar.Kimi bahşılar,dutarı mükemmel çalıyor adeta bu çalglyl konustuyorlar. Turkmenler bu calgInIn dilinden anlıyor,kendilerinden geçercesine dinliyorlar.Bu durumu Azebaycanda da görmüştük.Sesi olmayan, ama sazı çok iyi çalan Aşık Adalet,bütün Azeri Türklerinin en büyuk sanatçısı durumundaydı.Türmenlerde de böyle halk sanatçıları var:bunlar türkü okumuyorlar,sadece dutarın tellerini yönledirecek özgün melodiler yaratıyorlar.Türmen halk çalgıları arasında "deprek","tüydük"(ney-kaval)ve ağızda çalınan kücük, basit bir medenden yapılan "gopuz" da bulunmaktadır.Yukarıda da değindiğimiz "gıycak"ı çalan Turkmen halk sanatçılarını gördükten sonra,Adananın Feke ilçesinde görüp tanıdığımız Kör Ali'yi hatırladık.Kemanı kemençe gibi çalarak Karaoğlan okuyan Kör Ali çalgısından bu "gıycak"ın sesini çıkartır ve adeta Türkmenistanlı bahşılarin okuduğu biçimde okurdu.Türkmen bahşıları,genelikle Mahdumkulu,Zelili,Kemini,Meteci ve Mollanepes gibi söz ustalarının eserlerini okumaktadırlar.
Translation please



Thread: tr to eng please

87.       iki
104 posts
 29 Oct 2007 Mon 11:28 pm

Türmenler, söz kadar, hatta bazen sözden daha fazla saza önem veriyorlar.Kimi bahşılar,dutarı mükemmel çalıyor adeta bu çalglyl konustuyorlar. Turkmenler bu calgInIn dilinden anlıyor,kendilerinden geçercesine dinliyorlar.Bu durumu Azebaycanda da görmüştük.Sesi olmayan, ama sazı çok iyi çalan Aşık Adalet,bütün Azeri Türklerinin en büyuk sanatçısı durumundaydı.Türmenlerde de böyle halk sanatçıları var:bunlar türkü okumuyorlar,sadece dutarın tellerini yönledirecek özgün melodiler yaratıyorlar.Türmen halk çalgıları arasında "deprek","tüydük"(ney-kaval)ve ağızda çalınan kücük, basit bir medenden yapılan "gopuz" da bulunmaktadır.Yukarıda da değindiğimiz "gıycak"ı çalan Turkmen halk sanatçılarını gördükten sonra,Adananın Feke ilçesinde görüp tanıdığımız Kör Ali'yi hatırladık.Kemanı kemençe gibi çalarak Karaoğlan okuyan Kör Ali çalgısından bu "gıycak"ın sesini çıkartır ve adeta Türkmenistanlı bahşılarin okuduğu biçimde okurdu.Türkmen bahşıları,genelikle Mahdumkulu,Zelili,Kemini,Meteci ve Mollanepes gibi söz ustalarının eserlerini okumaktadırlar.
Translation please



Thread: t 2 e

88.       iki
104 posts
 29 Oct 2007 Mon 11:27 pm

Türmenler, söz kadar, hatta bazen sözden daha fazla saza önem veriyorlar.Kimi bahşılar,dutarı mükemmel çalıyor adeta bu çalglyl konustuyorlar. Turkmenler bu calgInIn dilinden anlıyor,kendilerinden geçercesine dinliyorlar.Bu durumu Azebaycanda da görmüştük.Sesi olmayan, ama sazı çok iyi çalan Aşık Adalet,bütün Azeri Türklerinin en büyuk sanatçısı durumundaydı.Türmenlerde de böyle halk sanatçıları var:bunlar türkü okumuyorlar,sadece dutarın tellerini yönledirecek özgün melodiler yaratıyorlar.Türmen halk çalgıları arasında "deprek","tüydük"(ney-kaval)ve ağızda çalınan kücük, basit bir medenden yapılan "gopuz" da bulunmaktadır.Yukarıda da değindiğimiz "gıycak"ı çalan Turkmen halk sanatçılarını gördükten sonra,Adananın Feke ilçesinde görüp tanıdığımız Kör Ali'yi hatırladık.Kemanı kemençe gibi çalarak Karaoğlan okuyan Kör Ali çalgısından bu "gıycak"ın sesini çıkartır ve adeta Türkmenistanlı bahşılarin okuduğu biçimde okurdu.Türkmen bahşıları,genelikle Mahdumkulu,Zelili,Kemini,Meteci ve Mollanepes gibi söz ustalarının eserlerini okumaktadırlar.
Translation please



Thread: please translate

89.       iki
104 posts
 29 Oct 2007 Mon 12:14 am

no I think that the correct one is-tell me where from do you know me?



Thread: t 2 e

90.       iki
104 posts
 28 Oct 2007 Sun 10:48 pm

I mean free translation and thats means that you can translate with your own words I dont need the excately translaton of every word,I have to understand what about is the text so I can later reword it on turkish.Thats my homework- rewording the text with your own words



(104 Messages in 11 pages - View all)
1 2 3 4 5 6 7 8 [9] 10 11



Turkish Dictionary
Turkish Chat
Open mini chat
New in Forums
Test Your Turkish Level
qdemir: Test your Turkish level ... ... C1) with free online tests — no ...
Crossword Vocabulary Puzzles for Turkish L...
qdemir: You can view and solve several of the puzzles online at ...
Giriyor vs Geliyor.
lrnlang: Thank you for the ...
Local Ladies Ready to Play in Your City
nifrtity: my accout was stolen or what I ... write that
Geçmekte vs. geçiyor?
Hoppi: ... and ... has almost the same meaning. They are both mean "i...
Intermediate (B1) to upper-intermediate (B...
qdemir: View at ...
Random Pictures of Turkey
Most liked